Perşembe,19,Nisan,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2009 » 2009 Birincilik Ödülü Alan Röportaj

2009 Birincilik Ödülü Alan Röportaj

Geren Ovası’nda Ortakçılar

Antalya ilinin en bat?s?ndaki Fethiye’ye kom?u ilçesi Ka?’t?r. Ka?’?n bat? ucundaki beldeleri ile Fethiye’nin güney do?u s?n?r?ndaki  köylerini  E?en Çay? ay?r?r. E?en Çay?’n?n Akdeniz’e döküldü?ü bölgede akar suyun getirdi?i alüvyonlarla binlerce y?lda olu?an ova “Geren Ovas?”d?r. E?en Çay?’n?n ikiye ay?r?p ortas?ndan bir y?lan gibi k?vr?la k?vr?la denize ula?t??? bu ovaya ”E?en Ovas?” da denir. Çay?n bat? yakas?nda Fethiye’nin Kumluova ve Karadere beldeleri; do?u yakas?nda ise Ka?’?n K?n?k, Ova ve Ye?ilköy beldeleri  yer al?r.

Bu beldelerin yerle?im alanlar? da? eteklerinde de?il, Geren Ovas?’n?n tar?m alanlar? üzerindedir. Ovan?n kuzeyindeki Duman Da?? eteklerinden ku?bak??? olarak ova seyredildi?inde seralar ile konutlar?n iç içe oldu?u görülür.

Likya uygarl???n?n en önemli yerle?imlerinden olan Patara, Xanthos ve Letoon kentleri Geren Ovas?’na bir saç aya?? gibi yerle?mi?lerdir. Ovan?n güney ucundaki yükseltide Patara, kuzey ucundaki yükseltide Xanthos, güney bat?s?ndaki tepeci?in ete?inde Leton antik kentleri yer al?r.

Geren Ovas?’n?n kuzey do?usundaki Duman Da?? eteklerinin ova ile birle?ti?i yerde ad? gibi kocaman olmayan “Kocagöl” bulunur. 1950 y?l?na kadar batakl?k ve kam??l?k olan “Kocagöl” ayn? y?l DS? taraf?ndan göl ile deniz aras?na kanallar aç?larak kurutulmak istenmi?tir. Fakat göl taban?, deniz seviyesinden alçak oldu?undan kurutma tamamen ba?ar?lamam??t?r. Üç y?l süren kurutma çal??malar? sonucu 20 bin dönüme yak?n tar?m arazisi aç??a ç?kar?l?p Geren Ovas?’n?n topraklar?na eklenmi? ve kom?u köylerin topraks?z  köylülerine ücretsiz da??t?lm??t?r.

Geren Ovas?’n?n do?u-bat? yönündeki uzunlu?u 10, denizden Duman Da?? eteklerine kadar olan derinli?i 20 kilometre kadard?r. Bu, yakla??k bir hesaplamayla  200 bin dönüme yak?n sulak tar?m arazisi demektir. Bu sulak tar?m arazisi,  modern ve bilimsel tar?m yapma olanaklar?n?n hayata geçirilmesi ile gerek mülk sahibi gerekse “ortakç?” olsun 35-40 bin aileye i? olana?? sa?layabilir. Bu durum gelecekte 150 bine yakla?an bir nüfusun geçimi demektir.

Geren Ovas?’nda 1960’l? y?llara kadar sadece bu?day, m?s?r ve susam üretimi yap?l?rd?. 1960’l? y?llardan sonra pamuk üretimi a??rl?k kazand?. O y?llar?n kavurucu yaz s?caklar?nda öbek öbek Geren Ovas?’na yay?lm?? “pamuk çapac?lar?”n?n,

“Denizin dibinde Hatçem

Demirden evler

Ak gerdan üstünde anam

?ncedir benler..”

Diye ba?layan türküleri yank?lan?rd?.

Akdeniz ikliminin en ?l?man geçti?i Geren Ovas?’nda 1980’li y?llarla beraber ilk seralar görülmeye ba?land?. ?lk seralar, ah?ap çat?lar?n üzerinin beyaz naylonla örtülmesinden olu?uyordu. Bu naylon seralardan zamanla demir çat?l? cam seralara geçildi. Naylon seralar, köylülerin s?n?rl? olanaklar?yla derme çatma yap?l?rken, sonralar? Dünya Bankas? kaynakl? krediler de kulland?ran Ziraat Bankas? plânl? cam serac?l???n? zorunlu k?ld?.

Di?er tar?msal faaliyetlere göre serac?l?k çok kârl?yd?. Serac?l?kta iyi bir sezon geçirilirse yap?lan yat?r?m?n masraf?n? en fazla iki y?lda ç?karmak mümkündü ve di?er y?llar tamamen kârd?. Çünkü kurulan sera her y?l yeni yat?r?m masraf? gerektirmiyordu. Bu durum sera yap?m?n? h?zland?rd? ve bu h?z daha y?llarca da devam edecek görünüyor.

Bugün için Geren Ovas?’nda ovan?n yerli torak sahibi köylülerince yap?lm?? 30 bin dönüme yak?n sera var. Serac?l?k yaln?z i?i de?ildir, çünkü yo?un emek ister. Kar?-koca çocuklar?n da yard?m?yla bir aile ortalama 3 dönüm seraya bakabilir. Fazlas?na yeti?mek çok zordur. Seralardaki fideler çocuk gibi sevilmek, ok?anmak, hissedilmek ister. Fideler hoyratl???, ihmali, duyars?zl??? hiç sevmez; onlar sa?l?kl? beslenmek, susay?nca tam zaman?nda su almak, hastal?klara kar?? ilaçlanmak, so?uk havalarda ü?ümemek ister. Hoyratl?k ve ihmal sonucu fideler boyunlar?n? bir bükerlerse ya?ama bir daha döndüremezsiniz.

O zaman “Vay verdi?iniz emeklere!..”

 

30 bin dönüm sera demek 10 bin serac?l?k yapan aile demektir. 30 bin dönüm seran?n tamam?n? Geren Ovas? köylülerinin kendilerinin i?leyebilmesi mümkün olmad???ndan “ortakç?lar”a ihtiyaç duyulmu?tur.

Akdeniz bölgesinin serac?l?k yap?lan ?l?man iklimli bütün verimli ovalar?nda oldu?u gibi Geren Ovas?’nda da “ortakç?lar” da? köylerinden ovaya inmi?lerdir. Geldikleri köylerin topraks?z ya da az toprakl? efendileri iken “ortakç?” olduklar? yerlerde yabanc?d?rlar ve e?reti ya?arlar…Kald?klar? evler ev de?il, sofralar? sofra de?il, giyimleri giyim de?il, yüzleri yüz de?ildir…

Geren Ovas?’nda; Ka? ve Elmal?’n?n, hatta Burdur ve Denizli’nin da? köylerinden ovaya inmi? 2 binin üzerinde “ortakç? aile” vard?r. 2 bin aile 8-10 bin can demektir.

 

 

?eref Çetin, efendisi oldu?u da? köyünden çaresizlik nedeniyle Geren Ovas?’na inmi? 2 bin ortakç?dan biri. Ka?’?n Sar?belen köyünden gelmi?. Güne? ve so?uktan  yanm?? yüzü kara-kuru, k?r?? k?r??. Henüz k?rk ya??nda olmas?na ra?men çabuk ya?lanm??, altm?? ya??nda gibi görünüyor. ?syankâr ama umutsuz de?il…

“Çal??mak ay?p de?il, e?im ve çocuklar?m için her i?i yapar?m. Alt? y?ld?r ortakç?y?m, ondan önce Finike’de bir beyin  portakal bahçesine bak?yordum…”diyor.       Kendi köyü gibi bir da? köyü olan Hac?o?lan’dan evlenmi?.  E?i ve üç çocu?u ile seralar?n önüne yap?lm?? bir ortakç? barakas?nda ya??yor. Ya?ad?klar? baraka derme çatma. Her biri dokuzar metrekare olan iki gözden olu?uyor. Toplam? on sekiz metrekare. On sekiz metrekare barakada be? can…

Çocuklar kara ya??z. Hareketli ve merakl?lar. Güzel hayalleri var. Siyah gözleri ???l ???l.

 

Küçük Bar?? hariçten ya??yormu?. Buraya geldiklerinde kanaldaki suya kaçm??. Öldü zannetmi?ler. Fakat Leton Hastanesi’nde gözlerini aç?p tekrar hayata dönmü?. ?lkö?retim 1. s?n?fa gidiyormu?. Selçuk “Ben ?ark?c? olaca??m” diyor. Hayali ?ark?c? olmakm??. ?lkö?retim 7. s?n?fa gidiyor. ?erife, Ye?ilköy Lisesi’ne gidiyormu?. Hayali Bo?aziçi Üniversitesi’nde PDR okumakm??. Okullar?n?n rehber ö?retmeni ?enay Han?m öyle yönlendirmi?. “Hedefiniz büyük olsun” demi?.

?eref Amca’n?n ortakç? barakas?n?n 9 metrekarelik küçük ve bas?k bir odas?nda yerlere serilmi? yer minderlerine hep birlikte oturduk. Kap?n?n yan?na kurulmu? teneke soba, gürül gürül yan?yor. D??ar?da masmavi bir gökyüzü var. Kar??daki duman Da??’n?n doruklar? bembeyaz. Daha dün kar ya?m??.

Etrafa bak?n?yoruz. ?çeride tuvalet ve banyo görünmüyor.

?eref Amca tuvalet ve banyonuz var m?? Diye soruyoruz.

Pencereden d??ar?y? gösteriyor. “Aha i?te!..?u eski araba ile tu?lalar?n? Ye?ilköy’den ta??yarak kendim ördüm. Üstünü de etermitle kapat?nca i?te oldu size tuvalet ve banyo…”

Pencereden gösterdi?i yere bak?yoruz. E?ri bü?rü örülmü? tu?lalardan darac?k iki bölüm. Kendi kendimize soruyoruz: Gecenin zifiri karanl???nda bu d??ar?daki tuvalete nas?l gidilir? So?uk k?? günlerinde d??ar?daki bu derme-çatma banyoda nas?l y?kan?l?r? S?cak su nas?l elde edilir?..

?eref Amca’ya soruyoruz: “?eref Amca ortakç?l?k nedir? Bir ortakç? aile y?lda ne kadar para kazan?r?”

Derin bir nefes al?p ba??n? ka??yor. “Ortakç?l?k çaresizliktir!” deyip devam ediyor: “Ortakç?lar dörtte bir al?r. Bizim gibi kar?-koca çal??an bir aile ancak 3 dönüm seraya bakabilir. Üç dönüm seradan dü?se dü?se bize 7 bin, hadi ta? çatlas?n 8 bin lira dü?er. O da iyi bir sezon geçirirsek. Bazen mal sahibinden paras?n? alamayanlar da olur. Meselâ; mal sahibi tüccara para kapt?r?r. Yani verdi?imiz mal?n paras?n? mal sahibi alamaz. Tüccar kaçar. Tüccar kaç?nca mülk sahibi de ortakç?s?na para ödemez. Hiçbir hak iddia edemezsin… Bazen mülk sahipleri çe?itli bahanelerle ortakç?s?n?n paras?n? ödemez. Bizim köyden kom?umuz Mahmut Süren uzun süre Kumluova’da ortakç?l?k yapt?. Fakat y?llarca paras?n? alamad?. En sonunda köye döndü ve birkaç y?l sonra da öldü. Ölümü belki kahr?ndand?. Böyle olumsuz olaylar birçok ortakç?n?n ba??na gelmi?tir.

Fakat ben yolunu buldum. Ben hiç para kapt?rmad?m. Verdi?im mal?n paras?n? biriktirmeden parça parça al?yorum…”

Peki ?eref Amca, f?rt?nan?n yol açt??? zararlar?..Geçenlerde çok f?rt?na oldu. Ö?rendi?imiz kadar?yla da birçok sera zarar görüp bu y?l üretim yap?lamayacak hale gelmi?. Bu zarar gören seralara bakan ortakç?lar?n emekleri mülk sahiplerince ödeniyor mu?

“Ödenir mi hiç. Ortakç? yevmiyeci ve ayl?kç? de?ildir. F?rt?nadan seralar zarar görürlerse ‘emekler bo?a gitmi?’ demektir. Çünkü biz üretilen maldan kazan?lan paran?n dörtte birini al?r?z. F?rt?na, bakt???m?z seralar? y?km??sa fideler de ölmü? demektir. O y?l üretim yapamay?z. Mal sahibi de ortakç?s?na ‘be? kuru?’ ödemez. O zaman ‘halimiz Allah’a kalm??t?r.

Geçen günkü f?rt?nalarda “yerle bir olan” seralar oldu. Bu seralar?n ortakç?lar? ‘elleri hamur, kar?nlar? aç kald?.’ Köylerine dönecek 3 yüz, 4 yüz lira bile bulamad?lar.”

Sigorta diyoruz. Bu seralar?n sigortas? yok mudur? Zararlar? sigorta kar??lamaz m??

“Az say?da seran?n sigortas? olsa bile, bundan ortakç?lar yararlanamaz. Bizim eme?imizin sigortas? yoktur. Mülk sahibi seras?n? sigortal? yapsa bile zarar?n? sigortadan kendisi al?r. Bizim bunda bir hakk?m?z yoktur. Yasal olarak da hiçbir hak iddia edemeyiz…”

Ya Devlet?.. Devlet zarar?n?z? hiç kar??lamaz m??

Gözlerini bir noktaya dikip arkas?na yast?k day?yor ve alt?na toplad??? ayaklar?n? uzatarak rahatlamaya çal???yor.

“Devlet! Devlet bizi sadece askere gidece?imizde hat?rlar. Ba?ka hiç Devlet’in akl?na gelmeyiz biz. ?imdiye kadar hiç hat?rlamam??t?r ya. Bilmem bundan sonras?n?…

Bir f?rt?na olunca politikac?lar, devlet yetkilileri gelip inceleme yaparlar. Bizler de televizyonlardan duyar?z: ‘…Zarar tespiti yap?ld?, Üreticilerin zararlar? kar??lanacak…’ diye. Fakat sadece böyle aç?klamalar da bulunulur o kadar.

Bu durumlar? ya?amayan vatanda?lar da Devlet, üreticilerin zararlar?n? kar??l?yor zanneder. Yok böyle bir ?ey.”

?eref Amca, ortakç?lar?n sa?l?k güvenceleri var m?d?r? Hasta olunca ne yap?yor, ilaçlar? nas?l al?yorsunuz?

“Hiçbir ortakç?n?n sa?l?k güvencesi yoktur. Hasta olunca ne yapal?m? Ova’n?n doktoru Gazi’ ye gideriz. Gazi gariban babas?d?r. O bizim halimizden iyi anlar. Bazen ilaçlar?m?z? bile verir. Onu da gidecek diyorlar. Gazi Bey, Ova’dan giderse “Vay bizim halimize!..”

?eref Amca’n?n sözünü etti?i Gazi Bey, Ova Sa?l?k Oca?? doktoru.

Peki ?eref Amca, Gazi Bey’in iyile?tiremedi?i a??r hastal?klar?n?z olursa ne yap?yorsunuz?

“?mkân?n olmay?nca ne yapacaks?n? Yat?p öleceksin. Geçenlerde köyde babam hastalanm??. Haber geldi. Ya?l? adam. Gittim.  Babam? ancak Kalkan’a götürebildim. Niyazi Doktor ?öyle bir dokundu ve 60 lira ald?. Yazd??? ilaçlar? alamad?k. Köyde bizim ilac?m?z,  elma ve kekik ya?lar?d?r. Bir de hasta olunca kaynat?p içti?imiz ‘çalba’ ve ‘kekik’lerimiz vard?r. Elma ve kekik ya?lar? her derde devad?r. Hastalan?nca göbe?imize ve kulaklar?m?z?n arkas?na kekik ya?? sürer, ‘çalba’ kaynat?p içeriz. Bir de çay ka????na koydu?umuz toz ?ekere elma ya?? damlat?p a?z?m?za atar?z. ?nsan?n içini ferahlat?r elma ya??.

Ye?il Kart’?n?z da m? yoktur?

Baz? ortakç?lar?n ‘Ye?il Kart’lar? vard?r. Benim yok. Babam?n da yok. Ben müracaat ettim. Vermediler. ‘Araban var’ dediler. Araba dedikleri ?u gördü?ünüz külüstür. 1983 model. Bunlar? trafikten bile dü?ürüyorlar. Devlet’in gözünde benim arabam var ve ben zenginim.

Babam için de ‘Ye?il Kart’ alamad?k. Babam da zenginmi?(!) Köyde tarlas? varm??. Allah a?k?na Sar?belen’de tarlan olsa n’olur? Tarla dedikleri  k?raç bir yer. Ekilip biçilmiyor. Eksen, kald?rd???n bu?day ve arpa ile çift ve gübre paras? kar??lanam?yor. Bo?u bo?una niçin ekeceksin?.. Ama Devlet’in gözünde benim gibi babam da zenginmi?(!)

?eref Amca, ilkö?retim zorunlu. Kanaatimize göre bütün ortakç?lar?n çocuklar? ilkö?retime gidebiliyordur. Ortakç? çocuklar?ndan lise ve üniversiteye gidebilenlerin oran? sizce nedir? Üniversiteye gidebilenler var m??

Günümüzde çocuk okutmak para demektir. Ortakç?lar k?t kanaat geçinirler Onun için ortakç? çocuklar?ndan liseye gidebilenlerin say?s? oldukça azd?r. Üniversiteye gidebilmek ise hayaldir. Okul konusunda, o?lan çocuklar? k?zlardan daha ?ansl?d?rlar. K?zlar? çok genç ya?ta ‘ba? göz etmek’ isterler. Benim k?z ‘illâki okuyaca??m’ diyor. Çok istekli oldu?u için ben de okutmak istiyorum. Ba?bakan “Çocuk yap?n.”diyor ama nas?l doyurup nas?l okutaca??m?z?n çözümünü bulmuyor. Biz hem çocu?u hem de okulu yap?yoruz. ?erife liseye gidiyor ama bir de ona sorun bakal?m… Çocuk bu ya?ta okul harçl???n? kendisi kazanmak için y?rt?n?yor. Bo? zamanlar?nda tak?lar yap?p bu tak?lar? yazlar? Ka?, Kalkan ve Patara’da turistlere sat?yor.

?erife’ye dönüyoruz. Gözlerini yere dikmi?, utanm?? gibi.

?erife! Tak?lar?na bakabilir miyiz? diyoruz.

Biraz isteksiz görünüyor. Anla??lan eziklik duyuyor. Biraz ?srar edince öbür odaya gidip iki bohça ile dönüyor. Bohçalar? aç?p yapt??? tak?lar? görmemize müsaade ediyor. Tak? yapmay? ilkö?retimdeki i? e?itimi ö?retmeninden ö?renmi?. Boncuklar? Fethiye’den ald?r?yormu?.

“Çat pat ?ngilizcemle turistlere ö?renci oldu?umu söylüyorum, onlar?n da baz?lar? benim tak?lar?mdan sat?n al?yor. Böylece okul harçl???m? ç?kar?yorum. Turistlerin baz?lar? çok duyarl? fakat bizim kendi insan?m?z duyars?z. Ne zoruma gidiyor biliyor musunuz? Sergi açt???m yerlerdeki görevliler bazen benim bu küçücük sergimi kald?rt?yorlar. O zaman ben de toplay?p a?lamakl? a?lamakl? eve dönüyorum.”

 

Ortakç?lar?n ya?am?nda sinema ve tiyatro gibi kültürel etkinlik hiç olmam??.

?eref Amca,

“Hiç tiyatro ve sinemaya gitmedim. Hem imkân?m?z yok, hem de yöremizde  yok. Çocuklarla bir kez okul gecesine gittik. Kap?da, ki?i ba??na 20 lira para istediler. Biz de dönüverdik. Bir daha okul gecelerine bile gitmedik.” Dedi.

Akdeniz Bölgesi’nin turfanda sebzecilik yap?lan bütün ovalar?ndaki ortakç?lar?n sorunlar? ile  Geren Ovas?’ndaki ortakç?lar?n sorunlar?yla ayn?.

Kendi kendimize dü?ünüyoruz:

Acaba Devlet, Hazine arazilerinden bu ortakç?lara uzun vadeli toprak tahsis edemez  mi? Ya da, Devlet bankalar? uzun vadeli krediler verse, ortakç?lar toprak sat?n al?p sera kuramazlar m?? Ba?kalar?n?n i?i yerine, kendi i?lerinin sahibi olamazlar m?? 3 dönüm sera sahibi olabilseler ya?amlar? de?i?mez mi?

Bu sorular? ?eref Amca’ya sordu?umuzda  o ?öyle cevapl?yor:

“Devlet toprak tahsis etse veya kredi verse toprak sahibi olmaz m?y?z? Sera kurmaz m?y?z? Kendi i?imizin efendisi olmaz m?y?z? Oluruz elbette. Sevine sevine oluruz. Devlet’e de paras?n? seve seve öderiz. Fakat Devlet bize kredi de?il yumurta bile vermez…”

Cevapla