Cuma,20,Nisan,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2010 » 2010 İkincilik Ödülü Kazanan Röportaj

2010 İkincilik Ödülü Kazanan Röportaj

2010_ikinci

Çamura Can Veren Eller

Yiten el sanatlar?m?zdan yöresel “Dont Destisi”ni aramak için k?sa bir yolculu?a ç?kmadan önce,  bir ara?t?rma yapt?k. ?kimiz de okuduklar?m?z kar??s?nda çok ?a??rd?k.

Destinin, ilk yap?l??? hakk?nda kimse kesin bir bilgiye sahip de?ildi. Yüzy?llardan beri Dont Köyü “desti” sanat?yla u?ra?maktayd?. ?u an ise Dont Köyü’nde ( Yeni ad?yla Esenköy) bu sanat? devam ettiren çok az insan kalm??.Tükenmeye yüz tutan bu yöresel sanat?n gizemini ara?t?rmak için, iki arkada? heyecanla yola koyulduk.

Ye?illikler içinde sulak bir köy buras?. Topra?? verimli, insanlar? çok sevecen ve  güleç yüzlü tüm kar??m?za ç?kanlar.

Daha önce sözle?ti?im köylüm Fethiye Teyze ile bulu?maya giderken çok heyecanl?yd?k. Demir kap?dan girdi?imizde gözümüze ilk çarpan ?ey, topra?? örten parke ta?lar?yd?. Ancak kenardaki gülleri ve a?açlar? görünce rahatlad?k.

Bu tertemiz ev önünde, s?cak bir yüzle kar??lad? bizi  Fethiye Teyze. Birlikte, evinin arkas?na doland?k. Orada “çark”?yla bulu?tuk. Uzun süredir hiçbir yerde görmedi?imiz tahta iskemlelere  birer minder ekleyip oturttu bizi. Heyecanla anlatmaya ba?lad?.

– G?zlar?m, desdi “çark” dedimiz ?u alet ayagla döndürülerek yap?l?r. Çark’da bulunan “ayakl?k”,

ç?nar a?ac?ndan; göbek, ard?çtan; çam?rl?k (destiye ?ekil verilen yer) gavak a?ac?ndan yap?l?r.

O, bunlar? anlat?rken çal??t??? düzene?i gözlemledik. Sözünü  etti?i parçalar usta bir marangoz taraf?ndan birle?tirilmi? gibi gelmedi bize. Büyük bir olas?l?kla, Fethiye Teyze becerikli elleriyle bir araya getirmi?ti tüm bunlar?. Tatl? yöre a?z?yla, sürdürdü anlatmay?:

– Destiyi yapt?m?z  torpak “killi torpak”t?r. Bu torpak (toprak) var ya yaylada iki, sahilde bi

yercezde bulunur g?zlar?m. Bu toprak, her yerde yo? ki.. Önce, torpa?? bi güzel  çuvala doldurusun. S?rtcaz?na al?r,  dere depe evcezine  getirisin. Yere bi güzel  serer, gurudusun. Sora, içinde galan topaklar?  iyice döveer elekten geçirisin. S?ra geldi suland?rmayaaa. Eskiden öle de?ildi emme hindi, plastik gaplar?n içine gullanacam?z gadar torpak koyup, üstüne su ekleyip bi güzel kar??d?r?yoz. Gayr?k iki gün beklesin. Çam?r özle?meyince olmaaz! Bu iki günde de geri galan i?lerini yapas?n.

Çam?r, g?vam?n? bulunca bi topak al?r, bu gördünüz çam?r?n üstüne goyar, ba?lar?m yuvarlamaya. Plastik terliklerini ç?kar?p ç?plak aya??n? koydu?u ta?? göstererek:

–  ??de bu çark dönderilmedeen, o desdi olmaaz. Ayak çevirir, el de çam?r? ?ekillendirir. ??te g?sac?k bu gadar. Emme, i? hünerde! ??, ellerde! Her oturan da yapamaz bunu. O gadar da golay deel.

Ninemizden anam?zdan göre göre ö?rendik. Bi bagars?n elindeki çam?r olvemi? ?rb?k, bi parçac?k daa çam?r al?r bi de sap dak?verirsin. Höyle elinle bi düzeldiveri goyars?n bi kenara. Ba?ka i? güç olmazsa bi günde bi sürü yap?l?veri. Bunlar güne?te gurudukdan sora, “ala?lig” torpakla istedin gibi süslenir. O da gurudukdan sona gap gacaa, çam gabuklar?ndan yagd?m?z ata??n yan?na s?rala, arada ata?? gar??t?r?veriz. Yapd?glar?m?z?n tav?na geldini, bi?ti?ini anlad?m?zda söndürürüz.Eyice bi?mezse tez g?r?l?p da??l?veri. Gari, b?rak?r?z iki gün, so?usun diye bi kenarda.

Bi?dikten sora höle bi bakar?z. Çatlaa matlaa varsa  “lök” dedimiz ?eyle oras?n? onar?r?z. ?çimize sinmeyen olursa, unu da evde gullan?veririz.

A?z? bize bunlar? tatl? tatl? anlat?rken, el ve ayaklar? biraz önce gördü?ümüz bir topac?k çamuru inan?lmaz bir hünerle güzelim bir testiye dönü?türüverdi. Anlatmay? sürdürdü yine tatl? tatl?:

– Çocuklar, burada do?dum 1944 senesindee! Var?n, ya??m? siz hesaplay?n gayr?. Çocuglumda

buralar sangim daha bir ye?ildi. Hem okula  gider, hem de önümüze gatt?klar? geçileri, s???rlar? güdedik. Ne güzel türküler söylerdik goyun güdergen. Sekiz ya??ndayd?m. Degi?ik oyunlar oynard?g, sizler bilmezsiniz bu oyunlar?. Okulu bitirince daha üstüne gidemedim yavrular?m. Sizler çok ?ansl?s?n?z, ne güzel okuyosunuz.

Fethiye Teyze konu?tukça, geçmi?inden an?lar kar??m?za ç?k?yordu. Onun konu?malar? çok ho?umuza gitmi?ti:

–  Fethiye Teyze,  okul bitince evlendin mi yoksa?

–  Yohh  g?z?m, o ya?ta baz? k?zlar evlendi emme ben evlenmedim. Evde desdi (?rb?k) yap?m?n?, kilim, çuval, çul dokumay? ö?rendim.Tengerek e?irdim. Kötü mü oldu bi meslek sah?b? oldum. Alt?n bilezik dakt?m goluma.

–   Bu desdiler yap?l?yodu da ne oluyodu diye meraglanm???n?zd?r. Hem de bi desdi deldi

yapd?m?z; çanag, çömleg, tencere, buhurlug, silbinç ( be?i?in içine konulan ve çocu?un yatarken çi?ini yapt??? küçük laz?ml?k) ya?danl?k, göveçlig, i?de akl?na ne geliverirse… Önceden Mendos Da??’n?n eteklerinde eski göyde ya?ard?k. O zamanlar su olmad??? için e?eklere dört gü?üm heybeye kat?l?p suyun ba??na gidip bütün köv (köy) s?raya geçer. Çe?melerden gü?ümlere su dolduruduk. Bunlar? e?egdegi heybeye goyup evlere götürüdük. Yolda gidergen  desdi g?r?l?rsa, e?e?in di?er heybesine testinin a??rl??? gadar da? goyaad?k. Bu da desdinin yeniden yap?lmas? demekti. Bu getirdimiz sular? sadece yemeklere ve içmeye kullan?rd?k. Size çok yorucu gibi gelir anlatt?klar?m emme, biz dad?n? ç?kar?rd?k zor da olsa. Amaaan ne türküler ç??r?rd?k!

 

Be? mu?ardan inemem ben

Gümü?lü de mavzerimi veremem ben

Bene de yardan geç derler

Haydah güzelim,

Ben nahal geçem?

 

diye ünlerdik goca da?lara da?lara…

 

–  Yavrulaam, o zamanlar i?te böle, suyu goydu?umuz gap da  torpak, yeme?i yapd?m?z da.  Zengininde bak?r tencere var emme, herkes de yook. Hindi çelik bizim evlere de geldi gari, ne fayda o torpak dencerelerde pi?enlerin dad? hâlâ damamda. Bizim çocuklar?n be?i?indeki silbincinde de, gabirdekilerin  ayakucunda da hep desdilemiz… Sizin anlacan?z, be?ikten gabire bizim destiler kullan?l?durur.

–  Fethiye Teyze, bu i?ten  ne kadar kazan?yordunuz?

–  Yavrulal?m, bu i? tek burda yap?ld? için di?er köylerden gelip evlerden parayla sat?n al?yorlard?. Sadece bu mesle?i yap?p evini geçindirenler bile vard?. Eskiden imece usulü çal???d?k.  “?mece” ne diye sorarsan?z? E?in dostun, her i?i beraberce yap?vermesidir. Biliyonuz mu g?zlaam, d??ar?ya verdimiz g?zlar gitdikleri yerde asla desti yapmazlar. Çünkü ba?ka köye gelin giden g?zlara yemin ettirilirdi. Elimizdeki sanat? verince, kövcek aç aç?k gal?rd?k.

O zaman buzdolab? yoktu. Desdilerimizin en önemli özelli, içine goydu?umuz suyu buz gibi dutmas?d?r… ?çine suyu gor, a?z?n? da çam gozala?? ile gapat?rd?k. ?çergen de mis gibi çam gokard?. Esgiden desdilerimiz buzdolab? yerine gullan?l?rd?. Hindi, akl?ma geliverdi g?zlar,  hele bi dinleyin.

– Güçükdüm deyzemler bize gelmi?di. Onlar ?eherde oturlard?. Evlerinde buzdolab? vard?.

Deyzem babam? her gördü?ünde, “Eni?te bir buzdolab? almad?n bu eve der,” tak?l?rd?. Bir gün deyzem bizdeyken babam da kap?dan, deyzeme: “ald?m sonunda buzdolab?n?” dedi. Deyzem ko?arak mutba?a gitti. Bubam arkas?ndan ba??rarak: “kö?ede kö?ede, iyi bah, urda duruyo” dedi. Deyzem yüzü as?k geri geldi?inde, bubam çok güldü. Meer bizim su destimizi söylemi?. Sonadan çok güldük.

–  Eskiden bu köyde nas?l ya?ard?n?z? Hep çal???l?r m?yd?? E?lenti filan olmazm?yd??

–  Çal??t?k da, dü?ün bayram  e?lendik de. Emme, köye sinaman?n geldi?i günü hiç unutamam.Biz yeni evlendiydik daha. Bütün köye duyuldu bu habar. Kövcek g?p?rdand?k. Biz de gittik elbet.

Bakt?kça ?a?t?k, çok eylendik. O zamanlar televizyon melevizyon nerdee, köyün bir iki zengininde ?radyo var, hepsi o gadar.

–  G?zlaam anlad?lcak ?ey çok emme, zaman darald? herhal.

Fethiye Teyze son sözlerini söylerken, ellerine kayd? gözlerimiz. ?ehirdeki bir kad?n?nkilerden daha büyüktü. Derisi kal?nla?m??t?, nas?rl?yd?. Topra?a can verecek kadar hünerli bu elleri sayg?yla öptük.  Sar?ld?, koklayarak öptü bizi:

– Beni unutman g?zlaam! dedi.

Onu, onlar? nas?l unuturduk? De?erlerimizi unuttu?umuz gün, çok ?ey yitirmi? olaca??z…

Cevapla