Pazar,14,Ekim,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2011 » 2011 – İkinci Baharın Tek Adresi Fethiye Huzur Evi

2011 – İkinci Baharın Tek Adresi Fethiye Huzur Evi

ikincibahar

Güne?li bir ö?leden sonra, karde?imle birlikte röportaj? gerçekle?tirece?imiz huzurevine do?ru yola ç?kt?k. Görü?me saatimiz 15.00.

Giderken akl?m?zdan neler neler geçti. Bir kere bugüne kadar huzurevine ilk defa gidiyor olu?umuzdan dolay? utan?yorduk. Neden bir kez olsun ziyaret etmemi?tik? Bizi,bu ziyaretten uzak tutan sebepler üzerinde dü?ündük.Acaba toplum olarak böyle yerlere kar?? önyarg?lar?m?z m? vard??Sonra da bu röportaj? yapma sebebimizin asl?nda var olan bu olumsuz dü?ünceleri y?kmak oldu?unu an?msayarak içimizi rahatlatt?k.O halde yola devam…

Huzurevi, Fethiye ?ehir merkezinin d???na do?ru ye?illikler içinde bir yere in?a edilmi?. Huzurevinin arka taraf? tamamen ormana bak?yor ve odalar?n balkonlar? bu yönde. Balkonda birkaç huzurevi sakinini görüyoruz. Bizi önce güler yüzüyle güvenlik görevlisi kar??l?yor. Geli? sebebimizi söyleyince randevumuzun biraz gecikece?ini, müdür beyin görü?mesi oldu?unu söyledi. Beklememiz için bizi lobiye ald?.Buras? lüks bir otelin lobisinden farks?zd?.Masalar özenle haz?rlanm??,rahat koltuklarla dö?enmi?ti.Bir tarafta küçük bir kütüphane,di?er tarafta televizyon ünitesi.Güler yüzlü bir görevli,çay ikram etmek istedi.Tertemiz bir çay oca?? da dikkatimizden kaçmad?.

Biraz sonra huzurevi müdürü Âdem Güngör’ün bizi bekledi?i haberini al?yoruz. Odada dikkat çeken ilk ?ey duvarda as?l? olan kamera sistemi ve güzel ?eylerin ya?anm??l???n? belgeleyen ödüller oluyor. Önce kendimizi tan?t?yoruz. Bu çal??may? hangi amaçla gerçekle?tirmek istedi?imi belirtiyoruz. Ve huzurevinin geçmi?i hakk?nda bilgi isteyerek sözü Âdem Beye b?rak?yoruz:

“ Huzurevimiz 2005 y?l?n?n Eylül ay?nda aç?ld?. Belediye ve Ya?l?lar Derne?inin i?birli?iyle daha çok belediyemizin organizasyonuyla, ba???larla bu huzurevi yapt?r?ld? ve i?letmesi de protokolle Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna verildi. 2828 numaral? yasa ya?l?lara olsun, engellilere olsun, kimsesiz çocuklara olsun yard?m sa?l?yor.  Biz de bu yasa kapsam?nda ç?kar?lan huzurevleri yönetmeli?ine ba?l? olarak ba?bakanl??a ba?l? bir kurum olarak 2005’in 25 Eylülünden itibaren buray? devrald?k ve hizmetimizi yürütüyoruz.”

 

Hep bu binada m? hizmet verildi yoksa bir de?i?iklik oldu mu diye soruyoruz.

“Ayn? bina de?i?medi hiç. ?u anda y?lba?? itibariyle ek hizmet binas? açt?k. Ek hizmet binas? ile birlikte yeni bir proje olan Ya?l?lar Kre?i Uygulamas? yani bir di?er tabirle gündüzlü bak?m evi uygulamas?. Bu uygulamay? 1 Ocak tarihinde uygulamaya ba?lad?k ve hala tan?t?mlar?na devam ediyoruz.  Bu uygulamay? Türkiye’de ikinci olarak biz uyguluyoruz. Kapasitemizi ?u anda dü?ük tuttuk ama gelen taleplere göre kapasiteyi yükseltme ?ans?m?z da var.”

Huzur evlerine kar?? d??ar?dan kötü bir izlenim vard?r. Beyaz Melek filmi olsun, önceden çekilmi? filimler olsun. Biz de filmlerden etkilenen bir milletiz. Siz bu filmler hakk?nda, bu bak?? aç?s? hakk?nda neler dü?ünüyorsunuz?

“Tabiî ki bu Beyaz Melek filmi vizyona girdikten, ben de bu filmi izledikten sonra Genel Müdürlü?ümüzün Hukuk Mü?avirli?iyle bir görü?mede bulundum. Zaten huzurevleriyle ilgili toplumda olu?mu? bir önyarg? var. Özellikle, yanl?? tan?t?mdan kaynakl? bir kötü izlenim var. Bu 2828 numaral? yasa 1982 y?l?n?n May?s ay?nda ç?km?? bir yasa ve ondan sonra bu hizmetler programland?. Daha bilimsel ve daha profesyonelce hizmet verilmeye ba?land?. Bunun evveliyat?ndan kaynaklanan s?k?nt?lar? günümüze kadar geliyor. Filmin bu tür s?k?nt?lar? ortaya ç?karaca??n? , toplumun bak?? aç?s?n? kötü etkileyece?ini, yay?ndan kald?r?lmas? yönünde Genel Müdürlü?ün devreye girmesi gerekti?i dile getirdim. Çünkü huzurevlerini, huzurevindeki hizmeti karalayan, toplumu yanl?? yönlendiren bir yakla??m var. Bu konuda da bir giri?imde bulunulmas? gerekti?ini bir huzurevi müdürü olarak ben kendilerine ilettim. Tabi art?k büyüklerimizin bilece?i i? ama bu bak?? aç?s?n?n yanl?? oldu?unu ben gördüm. Ama ?unu da söyleyeyim vizyona girdikten sonra, akl? ba??nda olan verilen hizmetin de?erini bilip de?erlendirebilecek ve kar??la?t?rabilecek olan ya?l?lar?m?z? biz sinemadan bilet alarak bu filme götürdük. Onlar da bu filmi izlediler ve geldikten sonra bu kurumdaki hizmetle kar??la?t?rd?lar. Ve burada ya?ayan ya?l?lar filmdeki gibi olmad???n? burada ya?aman?n onlar için bir ayr?cal?k oldu?unu anlad?lar ve bunu bize bizzat söylediler. Bizim bu konuda herhangi bir çekincemiz yok verdi?imiz hizmet yönünden aç???z. Ya?l?lar?m?z?n da bugün ve geçmi? aras?ndaki fark? anlamas? için bu filmi izlemelerini sa?lad?k.

Peki, daha önceden Yusuf Kalkan isimli birisi bulunuyormu? huzurevinizde.  Baz? olaylar ya?anm?? ve bas?nda da bu olaylar sapt?r?lm?? veya abart?lm?? galiba. Bu da huzurevlerini kötü gösteren bir durum, do?rusunu sizden ö?renmek isteriz. Bizi ayd?nlat?r m?s?n?z?

‘‘Tabi bu filmin etkisinde kalan ki?ilerin yapt??? bir ?ey.  O ya?l?m?z?n da baz? saplant?lar? vard?. Burada iki ya?l? kendi aralar?nda kavga ettiler.  Di?er ya?l? Yusuf Kalkan’? iteklemi?. Ona vurmu?.  Bu yönetmelik gere?i de disiplin suçudur.  Biz bunu disiplin kurulunda de?erlendirdik. Yusuf Kalkan bu olayda ma?dur ki?idir. Ona tokat at?lm??.  Ona fiziksel temasta bulunan di?er ya?l?y? biz disiplin kurulu gere?i ba?ka bir huzurevine naklettik. Yusuf Kalkan’?n hakk?n? koruduk biz burada, ama Yusuf Kalkan’?n alkol ba??ml?l??? da vard? ve buraya sarho? olarak geldi?i zamanlar oluyordu. Tek ki?ilik oda istiyordu fakat bizim odalar?m?z iki?er ki?ilik, o zaman tabi tek ki?ilik odam?z da vard? fakat doluydu. Yan?ndaki ya?l?yla da geçinemiyordu. O s?ralarda da E?irdir’de bir huzurevi aç?ld? tek ki?ilik odalar? olan bir huzureviydi.  Zaman zaman bizim huzurevi genel müdürleriyle toplant?lar?m?z oluyor. O kurumlar?n ne zaman aç?laca??n?, ne zaman hizmete girece?ini biliyoruz. Bu ya?l? naklini istedi biz de oraya nakil i?lemlerini yapt?k. Aradan iki üç ay geçtikten sonra bu ya?l? tekrar Fethiye’ye geldi.  Burada da bir otelciyle ba?lant?s? var. O otele para da vermi?. Zaten bu ki?i paral? bir ya?l?yd?. ?stese otelde ya da ev tutup evde de kalabilirdi. Tamamen tercihen buradayd?. ?imdi bu paral? ya?l? konusu aç?lm??ken ?undan da bahsedeyim. Burada bir paral? bir de paras?z yani sosyal bir güvencesi olmayan ya?l?lar var. Sosyal bir güvencesi olan, herhangi bir geliri olan ya?l?lar var.  Bir de hiçbir ?eyi olmayan, sosyal ve ekonomik yönden bir güvencesi olmayan ya?l?lar var. Yapt???m?z ara?t?rmalardan sonra paras?z ya?l?lar? huzurevimize al?yoruz ve bu ki?ilerin bütün giderleri devlet taraf?ndan kar??lan?yor. Yusuf Kalkan isimli ya?l?m?z da paral? ya?l?yd?. Geldi buraya bir ö?len vaktiydi hatta. Ben onu burada yeme?e de indirdim. Misafirimizsiniz, yeme?imizi de yiyin falan, dedik. Yemekten sonra bana geldi dedi ki; ‘’Ben tekrar buraya gelmek istiyorum’’ . Ben de Yusuf amca burada tek ki?ilik odam?z yok çift ki?ilik odam?z var, siz tek ki?ilik odada kalmak istiyorsunuz, zaman zaman kurulu?a da alkollü geliyordunuz; tekrar buraya dönmeniz uygun olmaz, yine de tercih sizin dedim. Tabi saplant?l? olunca bunu farkl? ?ekilde alg?lad?. ?stenmedi?ini dü?ündü herhalde. Gitti i?te, ertesi gün hamamda deri koltu?un üzerinde foto?raf çektirmi?. Bas?n? ça??rm??. Çünkü bu adam gençli?inde sendikac?l?kla u?ra?m?? ve bas?n? nas?l kullanaca??n? bilen birisi. Olay bundan ibaret. O ya?l? demi? ki; ‘‘Beni oradan att?lar.’’ Hâlbuki o s?rada ya?l?m?z Fethiye’ye misafir olarak gelmi?, otelde kal?yor, E?irdir huzurevinin ya?l?s? ve kayd? orada. Soka?a at?lma diye bir ?ey söz konusu de?il. Bas?n tek tarafl? de?erlendirerek, sadece ya?l?m?z? dinleyerek, onun dediklerine inanarak bize hiç bir ?ey sormadan bir yay?n yapt?.’’

Sonuç olarak siz huzurevi sakinlerinin huzuru için böyle bir uygulamaya gittiniz yani?

“Biz huzurevi için yapt?k. Yusuf Kalkan’la ki?isel hiçbir sorunumuz yok. Burada ç?kard?klar? huzursuzluklardan dolay?. Çünkü burada sadece Yusuf Kalkan ya?am?yordu. 65 ki?i kapasiteli bir huzurevi buras?.”

Peki, huzurevimizde ne gibi uygulamalar?n?z söz konusudur?

‘‘Binam?zda kamera sistemimiz var herhangi bir olayda gözlemleyebiliyoruz bu sayede. Katlar?m?z aras?nda asansör sistemimiz var zorlanan sakinlerimiz için. Yemeklerimiz de besin de?erlerine uygun ?ekilde seçilerek haz?rlan?yor.’’

Âdem beye son olarak da huzurevinde ne gibi sosyal aktivitelerin oldu?unu soruyoruz.

‘‘Tabi aktivitelerimiz oluyor burada yapt???m?z, d??ar?da da oluyor. Tekne gezilerimiz oluyor, tavla turnuvalar?m?z oluyor. Tabi ?imdi k?? mevsiminde oldu?umuz için pek olmuyor, tüm sakinlerimiz kat?lam?yorlar çünkü, ama bahar aylar?nda burada ve d??ar?da aktivitelerimiz oluyor pikni?e gidiyoruz, yeni y?la burada kutlayarak giriyoruz. Ziyaret günlerimiz oluyor, bazen davet ediliyoruz gidebilecek durumda olanlarla kat?l?yoruz. Malum k?? aylar?nda sa?l?klar?n? da dü?ünmek zorunday?z sakinlerimizin. Bu sebeple bahar ve yaz aylar?nda daha çok aktivitemiz oluyor.’’

Röportaj?m?z?n Âdem beyle ilgili olan bölümünü bitirdikten sonra konu?mak için sakinlerden birkaç ki?iyi önermesini istiyoruz ve o da Durkad?n teyzeyi ça??r?yor. Durkad?n teyze Âdem beyin odas?na girdikten sonra hemen s?cakkanl? bir tav?rla: ‘‘Siz sorun biz söyleyelim.’’ diyor. Biz de konu?man?n daha rahat, daha içten olmas? için lobiye geçiyoruz. Durkad?n teyzeye ilk önce halini hat?r?n? soruyoruz. O yine s?cak bir ?ekilde ‘‘?yiyim anac???m’’ diyor ve bizim halimizi hat?r?m?z?, okulumuzu soruyor. Biz de cevap veriyoruz. Sonra Durkad?n teyzeye nereli oldu?unu soruyoruz. O da ‘‘Fethiyeliyim’’ diyor. Ondan sonra ne kadar süredir burada oldu?unu soruyoruz. O da ‘‘Daha önceden birkaç hafta burada kald?m sonra ara verdim ve tekrar burada kalmaya ba?lad?m’’ diyor. Peki, ziyaretler oluyor mu burada diye soruyoruz, anlatmaya ba?l?yor: ‘‘Oluyor oluyor. Hatta geçenlerde Maliyeciler vard?. Ondan sonra motorcular geldi. CHP kad?n kollar?ndan geldiler. Onlar baya?? teferruatl? gelmi?ler. Terasta yay?ld?lar her birimizin yan?na, bize baya ikramlarda bulundular. Y?lba??nda ziyarete gelenler olur. Kaymakam, Belediye Ba?kan? geldi.  Bayramlarda gelenler oluyor. Kurban? burada geçirdim. Evsindin mi buray? diyorlar. ?imdi bak ben geçenlerde karde?ime gittim. Gitti?in yerin adresini telefon numaras?n? veriyorsun yani evci gibi izne gidebiliyorsun. Haber al?p gelenler oldu. Ben anlatt?kça ‘bizim de gidip kalas?m?z geldi’ dediler.’’

Bu çok güzel bir ?ey de?il mi? Toplumumuzda genelde huzurevlerini kimsesiz insanlar?n kald??? kötü bir yer gibi alg?larlar ne de olsa diyoruz ve hemen ekliyor: ‘‘Bana soruyorlar ?imdi. Yok, orda döverlermi?, kötü davran?rlarm?? diye. E?er sen hastaysan, bir rahats?zl???n varsa ba??r?p ç???r?yorsan öyledir. Yan?m?zdaki odada bir kad?n var. Devaml? ç???r?yor. Ama ya?l?l?ktan, bunam?? art?k.’’

Peki, burada her ?eyi birbirinize anlat?r m?s?n?z dertlerinizi s?k?nt?lar?n?z?, yak?n oldu?unuz birisi var m? diyoruz ve k?sa öz cevap veriyor: ‘‘Baz? ?eyleri payla??yoruz. Ama yok ben hemen hemen herkesle ayn? yak?nl?ktay?md?r.  Benim evim deprem evlerinin oradayd?. Kom?ular?mla gidip gelirdim ama hiç içli d??l? de?ildim. Benim ki?ili?im böyle.’’

Derken arkadan yakas?nda çiçe?i bak?ml? hali ve gülen yüzüyle birisi yakla??yor yan?m?za. Durkad?n teyze tan?t?yor hemen: “En ya?l?m?z bu beydir, ad? Nedim dededir.” Bizler de selam verip yan?na gidiyoruz. Ellerini havaya kald?r?yor ve çok içten bir ?ekilde s?ral?yor her kelimede biraz duraksayarak etkili bir ?ekilde; ‘Aaaa Mu?la vilayetinin Fethiye Kazas?n?n Cumhuriyet Mahallesinde oturan Ahmet Nedim Köksal 1922’’. Nedim amcaya çiçe?in güzelmi? diyoruz o s?rada Durkad?n teyze f?s?ld?yor :‘‘Gençlikten tan???r?z hep çiçekle gezer.’’ Nedim amca cevap veriyor ‘‘?imdi, benim yedi tak?m elbisem var. Bundan al?p ona takmak yok. Hepsinin gülü ayr?.’’

Soruyoruz Nedim amca kaç y?ld?r buradas?n nas?l vakit geçiriyorsun? ‘‘Alt? y?ld?r. Buras? aç?lal?dan beri buraday?m. ?lk gelenlerdenim. ?imdi burada ?öyle oturup da muhabbet edecek arkada??m yok.  Adanal?, Trabzonlu, Mersinli Ankaral? hepsi farkl? yerlerden. Benim kafa dengim yok anlaycan?z. Sabah 7–8 gibi ben buradan yallaaah. Ak?am dörtte dört buçukta geri gelirim.’’ Pazara gittin mi bugün diye soruyoruz ve bir an bizi unutup kendi aralar?nda muhabbet ediyor eski dostlar.

‘‘Gezdin mi pazar??’’

‘‘Vallahi bugün bir tek yerde mandalina buldum.’’

‘‘Art?k mandalina vakti geçti ya Nedim abi. ?imdi portakal zaman?. Mandalina ?imdi yenmez zaten. Son zaman bozuk olur.’’

‘‘Ben ne yiyim? A??zda di? yok, muz, portakal, mandalina; bunlar? yiyom ben. Leblebi falan havanda ezip de… O da bi havanc???m vard?. Kaybolmu?.

 

Neyse bir dahaki sefere bir havan borcumuz olsun.Nedim amca mutlu oluyor.Onlar? mutlu etmek asl?da ne kadar da kolay.Nedim amca ba?l?yor söze:

“ Size ?unu söyliyim. Ben yayladayd?m 20 sene. Ben burdaykene benim evimi dozer bi y?km??. Yata??ylan ,yorgan?ylan, çar?af?ylan, gazan?ylan, çana??nlan, ga????ynan hepsi. Bi gittim yok bi?ey.’’ Yol mu aç?yorlard? acaba diyoruz devam ediyor: ‘‘Hee yol yap?yolarm??. Döndüm. Çektim geldim. Vallahi üzülmedim. Üzülmedim hiç.’’ Durkad?n teyze lafa giriyor:       ‘‘Bak benim evim yand? be? ay önce. Kap?m aç?k. Kilit yok. Gözüm de yok. Var yine içinde bir iki bir ?eyim var e?yam var yani. O?lan?n odas? yanm??. Duvarlar da simsiyah is olmu?. Tabi itfaiye her yerleri berbat etmi?.’’

Buran?n yeri nas?l sizce diyoruz Durkad?n teyze birden mutlu oluyor cevapl?yor :‘‘Bak benim odam da?a bakar. Yemye?il, kuzular var orada, çamlara bakar. Sabahleyin açar?m balkon kap?m? ç?kar?m ?öyle üç kere derin derin nefes al?p veririm. Ama ?imdi bi kad?n var. Üç ayd?r açt?rtm?yor bana kap?y?.’’ E tabi havalar so?uk ondand?r, nas?l ?s?n?yor buras?? ‘‘Kaloriferli. Her yer kaloriferle ?s?n?yor.’’

Terasa da ç?kal?m diyoruz ve Nedim amca kalkmadan size bir atasözü söyleyeyim diyor bizi tutuyor. Tecrübeli oldu?u her halinden belli olan Nedim amca biraz dü?ünüyor ve yava?ça söylüyor, sözünü sindirmemizi iyi dü?ünmemizi istiyor adeta :‘‘MALA MÜLKE MA?RUR OLMA, DEME VAR MI BEN G?B?; B?R MUHAL?F RÜZGÂR ESER, SAVURUR HARMAN G?B?!’’

Nedim amcan?n bu sözleri dü?ündürüyor da bizi. Nedim amca müsaade isteyip odas?na çekiliyor yata??n? çevirecekmi? i?i varm??. Durkad?n teyze bizi terasa do?ru götürüyor bu arada. Asansör, duvarlar, koridorlar her yer p?r?l p?r?l giri?te sadece göstermelik bir temizlik yok bunu görüyoruz ve ikna oluyoruz.

Terasa ç?k?yoruz ve hiç beklemedi?imiz bir ortamla kar??la??yoruz. Üç taraf? duvar bir taraf? aç?kl?k bir teras beklerken kar??m?za ç?kan manzara bizi gerçekten etkiliyor. Bir taraf? denize, bir taraf? ?ehre, bir taraf? da?a bakan sanki özenle buraya seçilip yap?lm?? bu üç taraf? camlarla çevrili ferah terasta iki adet televizyon görüyoruz. Birinde bayanlar, birinde beyler var galiba, ortak programlar bulunam?yor ve böyle bir çözüm getirilmi?. Bayanlar?n yan?na geçiyoruz ve bir teyze ile muhabbete ba?l?yoruz güzelmi? buralar diyoruz teyze hemen at?l?yor: ‘‘Gözeldir buralar ?s?cac?k güne?li.’’ Gelelim ihtiyarlay?nca, hem arkada? oluyorsunuz burada diyoruz: ‘‘Bak benim odamda bir iskemle var. Kap?m hep aç?k olur. Bi biri gelir bi biri.’’ Ha rahats?z m? ediyorlar seni diyoruz gülü?meler oluyor yine gülerek teyze; ‘‘Yok can?m bana konu?maya muhabbet etme?e geleyolar.’’ Diyor ve o s?rada görevli burada daha fazla duramayaca??m?z? söylüyor. Görevliyi daha fazla zor durumda b?rakmamak için asansörün yolunu tutuyoruz. Tam o s?rada arkadan bir amca sitem ediyor görevliye ‘‘Götür götür gonu?turma zayt?.’’ Dönüyoruz ve amcay? lobiye ça??r?yoruz çok istekli görünce.

Lobiye iniyoruz ve amca da hemen ard?m?zdan geliyor. Oturuyoruz ba?l?yoruz konu?maya. Ad?n?n Selahattin oldu?unu ö?reniyor, birkaç foto?raf çekiyoruz. Selahattin amca sitem ediyor: ‘‘O?lum bu foto?raflar? al?yonuz. Birer de bene gönderseniz olma m??’’ Belli ki daha önceden de çok poz vermi? burada Selahattin amca, ikna ediyoruz birer foto?raf getirece?imize.‘‘Tamam söz veriyonuz da. Ne kadar durar midede söz. ?apkam? düzelteyim de bi daha çek. Yandan ç?karsan foto?raf? olmam??’’ Selahattin amcay? kameran?n acizli?ine ve bas?nca birer tane foto?raf getirece?imize ikna ediyoruz ve devam ediyoruz konu?mam?za.

Soruyoruz nas?l geçiyor günler diye? Selahattin Amca rahat tav?rlar sergiliyor : ‘‘Yiyip içip yat?yoz olum. Maa?? olanlar parayla yat?yo, maa?? olmayanlar bedava yat?yo.’’

Peki, çar??ya mar??ya gidebiliyor musunuz? Nas?l? :‘‘Gidiyoz gidiyoz. Paran varsa gidiyon.’’

Peki, nas?ls?n huzurlu musun burada? ‘‘Evet memnunum. 16 senedir huzurevinde kal?yorum ben önceden ba?ka huzurevlerinde de kald?m.’’

Memnun musun amca hizmetten? D??ardan hani diyorlar ya… Diye soruyoruz en çok merak etti?imiz soruyu ve içten bir cevap geliyor ciddi bir tav?rla :

‘‘D??ardan derler dövüyolar pis diye. Burada ne dayak var ne pislik. Kendi o?lunun evinden temizdir buras?. O?lum sap saman konu?uyorlar ba?ka huzurevlerinde. Aha bak bu çayc?d?r. Ak?am be?ten sonra yukar? ç?kacak. Yukarda alt? kirlenen kad?n varsa onu temizlicek. Bu da erkek olarak erkeklerinkini yap?yor. Valla ne var. Evinizdeki çocuk bakar m? bu kadar?’’

Sadece yat?yor musun nas?l geçiyor günlerin diyoruz: ‘‘?yiyiz bi de goca?r? bulduk.’’ ?a??r?yor soruyoruz anlamad?k diye aç?kl?yor hemen Selahattin amca :‘‘Ayd?n’dan buldum.’’ Soruyoruz gidecek misin almaya diye gelen cevap daha da ?a??rt?yor bizi: ‘‘Burada o da burada.’’ Durkad?n teyze giriyor lafa :‘‘Ayd?n’da tan???p evleniyolar da aç?lal?dan beri burada kal?yorlar.’’ Nas?l tan??t?n anlat?r m?s?n diyoruz merakla: ‘‘Bu beni görünce â??k oldu Ayd?n huzurevinde. Anla?t?k evlendik Mu?la’ya gittik. Sekiz sene orada kald?k. Sonra buras? aç?ld? buraya geldik.’’ Tam ikinci bahar nas?l gidiyor peki diyoruz cevap alam?yoruz han?m? Selahattin amcay? ça??rm?? görevli gelip söylüyor. Selahattin amcan?n gözleri gülüyor adeta ?apkas?n? düzeltiyor, kendine çeki düzen veriyor. Biz zaten cevab?m?z? alm?? oluyoruz ve u?urluyoruz onu odas?na. Evli çiftler ayn? odada kal?yormu? bunu da ö?reniyoruz.

Art?k gitme vakti geliyor ve Durkad?n teyze bizleri nazik bir ev sahibi gibi u?urluyor. Ne de olsa onun ve arkada?lar?n?n misafiriydik. Gelirken içimizde ta??d???m?z endi?elerden eser yok art?k. Yeni dostlar edinmenin memnuniyetiyle ve en k?sa sürede kalabal?k bir ?ekilde gelme ümidiyle ayr?l?yoruz. Bu arada taksiden bavullar?yla birlikte inen huzurevinin yeni sakinine gözümüz ili?iyor. Durkad?n teyze yine bir ev sahibi edas?yla yeni gelen misafirine ho? geldin demek üzere yan?m?zdan ayr?l?yor.

Huzurevi gerçekten huzurun evi. Çal??anlar özverili, güler yüzlü. Misafirleri ise hayatlar?n?n ikinci bahar?nda mutlu ve huzurlu. Bizlere dü?en ise sadece onlar? hat?rlamak ve ziyaret etmek.

?stedikleri ve bekledikleri sadece tatl? dil ve güler yüz.

Cevapla