Cumartesi,15,Eylül,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2011 » 2011 – Libya’lı Muhalifler

2011 – Libya’lı Muhalifler

libyal_muhalifler

Günlerdir hatta haftalard?r televizyonlarda, haber bültenlerinde önce M?s?r, Tunus sonra Libya ard?ndan Suriye’de ya?ananlar kafam?zda baz? soru i?aretleri olu?turuyor. Bu Arap ülkelerinde neler oluyor? Neden insanlar sokaklara dökülmü?ler? ?nsanlar oralar? buralar? neden yak?p y?k?yorlar? Nas?l olur da kalabal???n üzerine bir araç h?zla sürülür ve insanlar çi?nenir?  Bu sorulara cevap ararken, Fethiye yerel bas?n?nda Fethiye Devlet Hastanesi’ne Libyal? yaral?lar?n geldi?ini duyuyoruz. Kafam?zdaki bu sorulara cevap aramak için. Onlarla görü?meye karar veriyor, Fethiye Devlet Hastanesi Ba?hekimli?i ile irtibat kurup randevu al?yoruz. Ard?ndan Libya hakk?nda biraz ara?t?rma yap?yoruz.

Libya, Akdeniz k?y?s?nda yer alan bir Afrika ülkesidir. K?y? bölgeleri d???nda do?u ve bat?da geni? çöller yer al?r. Do?uda Libya Çölü bat?da ise Fizan Çölü vard?r. Akdeniz k?y?s?nda yer almas?na ra?men kurak bir iklimin etkisindedir. Ülke nüfusunun tamam? Akdeniz k?y?s?ndad?r. En önemli kentleri ?u an s?cak olaylar?n ya?and??? ba?kent Trablus ve Bingazi’dir. Tarihi boyunca Osmanl? da dahil birçok medeniyetin egemenli?i alt?nda kalm??t?r. Osmanl?n?n son dönemlerinde zengin petrol kaynaklar?ndan dolay? ?talya’n?n sömürgesine girmi?lerdir. Uzun y?llar ?talyanlar?n hayas?zca sömürgesi alt?nda kald?ktan sonra, 1951 y?l?nda Libya Krall???’n? kurmu?lard?r.1960’l? y?llarda me?rutî krall?k haline getirilmi?tir. Silahl? kuvvetler komutan? Muammer Kaddafi, Kral ?dris’i devirip ba?a geçmi?tir. Kaddafi demir yumruk yönetimi ile 42 y?ld?r ülke yönetimini sürdürmektedir.

Hastaneye geldi?imizde kafam?zda cevaps?z sorular, içimizde ise anlam veremedi?imiz tuhaf duygular vard?. Ba?hekimlik binas?n?n merdivenlerini ç?kmaya ba?lad???m?zda ise bu tuhaf duygular heyecana dönü?üyor. Merdivenlerin ba??nda kocaman pembe bir kap? kar??l?yor bizi, bu kocaman kap?y? küçük bir koridor takip ediyor. Sekreter bizi s?cak bir tebessümle kar??lad?. “Biz de sizi bekliyorduk.” dedi içtenlikle. Bize ba?hekimin odas?n? gösterdi, ba?hekim bizi ayn? samimiyetle ayakta kar??l?yor gülerek “Ho? geldiniz.”diyor. Bu s?cak kar??laman?n mutlulu?u ile gösterdi?i koltu?a oturuyoruz. Bize kendisini tan?t?yor:  “Ben Operatör Dr. Birol Durukan” Birol Bey’in sevecen ve sorumluluk sahibi tavr? bizi biraz rahatlat?yor. Vakit kaybetmeden hemen konuya giriyoruz. Birol Bey önce bize tercümanl?k yapacak hastane müdürü Hikmet Bey’i telefonla ça??yor ve ard?ndan bilgi vermeye ba?l?yor. “Sa?l?k Bakanl??? taraf?ndan Türkiye’ye, Libya’dan 400’ün üzerinde yaral? getirildi?ini, bunlar?n çe?itli hastanelerde tedavi gördü?ünü.”söylüyor. “Hastalar?n ço?unlu?u ?zmir ve Çe?me civar?ndaki hastanelere kald?r?lm??. Mu?la’ya sadece 10 yaral? gelmi?. Yaral?lardan sadece 3’ü hastanemizde tedavi görüyor.” diye devam ediyor. Bu s?rada Hikmet Bey içeri giriyor, onunla da tan???yoruz. Birol Bey “?ki hastay? geçen gün taburcu ettiklerini, gemiyle Bingazi’ye gönderdiklerini.” söylüyor. ?çimizden “ke?ke onlarla da görü?ebilseydik” diye dü?ünürken, Birol Bey “Bir ?eyler ikram edelim.” diyor. Bizler hiç vakit kaybetmeden Hikmet Beyi yan?m?za al?p bir an önce hastan?n yan?na gitmek istedi?imizi söylüyoruz. Heyecan?m?z yüzümüzden okuyan Birol Bey üstelemiyor. Te?ekkür edip odadan ayr?l?yoruz.

Hikmet Bey güler yüzlü ve çok içten bir insan, aksanl? Türkçesi, sevecen ve samimi tav?rlar? bize önceden tan?yormu?uz hissi veriyor. Merak içinde Arapçay? nereden ö?rendi?ini soruyoruz. “Ben Kerkük do?umlu bir Türk’üm.” diyor. Irak’tan 1976 y?l?nda Türkiye’ye geldi?ini ö?reniyoruz. Hikmet Bey “Kerkük’te okuduklar? okulda Arapça ve ?ngilizce ö?retiliyor, ama babam?n iste?i ile evde Türkçeden ba?ka bir dil konu?ulmuyordu. Bu yüzden Türkçeyi unutmad?k. Y?llar sonra babam?n ne kadar iyi yapt???n? anl?yorum.” diyor bu son cümleyi söylerken sanki bir an için gözlerinin önüne babas?n?n hayali geliyor.  Bu arada ba?hekimlik binas?ndan ç?k?p polikliniklerin bulundu?u binaya giriyoruz. Burada Kimi hastalar, sandalyelerde oturmu? sükûnetle s?ras?n? bekliyor, kimi hastalar?n yüzünde hüzün, kimileride elindeki kâ??tlar? bir yerlere yeti?tirmeye çal??an insan karga?as?n?n içinde buluyoruz kendimiz. Hikmet Beyin “Babam beni Ba?dat’ta özel bir okula gönderdi, bu okulda Arapçan?n alt? lehçesini de ö?rendim.” sözüne kulak kabart?yoruz. Merdivenleri ç?k?p bizi hastalara götürecek bu koridor, gözümüze bitmeyecek kadar uzun görünüyor. Bir anda sanki koridordaki bütün insanlar donup kalm??, bizler de o heykele dönü?mü? insanlar?n aras?ndan geçiyoruz, adeta zaman durmu? bizler ise zamana meydan okurcas?na yürüyoruz. ?çimizde heyecan, merak ve kayg? gibi de?i?ik duygu karma?alar?n? ya?arken, bu duygulardan bizi Hikmet Bey’in o sevecen konu?mas? çekip ç?kar?yor: “Çocuklar ülkenizin k?ymetini bilin.” Hastan?n kald??? odan?n kap?s?na geldi?imizde, sadece ve sadece kalp at??lar?m?z? duyuyorduk. Önden Hikmet Bey ard?ndan da bizler içeri süzüldük.

Odan?n içi lo?, içeride yaral? olan muhalif hemen ?apkas?n? ba??na geçiyor, sanki bir ?eylerden çekiniyor gibi bir hali var. Di?eri ise pencerenin önünde yatt??? yataktan h?zl?ca kalk?yor ve üstünü ba??n? düzeltiyor. Onun yüzünde de bir çekingenlik ve merak seziyoruz. Bir yanda biz di?er yanda ise onlar merakl? ve ?a?k?n gözlerle bir süre bak???yoruz. Sanki dillerini hiç kimse anlam?yor onlar da bir ?eyleri anlamak ve bizlerden bir ?eyler ö?renmek için adeta gözlerimizdeki ifadeleri sezmeye çal???yorlard?. Hikmet Bey’in ak?c? Arapças?, onlar?n meraklar?n? sonland?rd?. Onlarla tan??t?ktan sonra ?a?k?nl???m?z? üzerimizden at?p ilk sorumuzu soruyoruz. “Bize kendinizi tan?t?r m?s?n?z?” Yaral? olan “Ad?m  Rehmari Abdülhamit, 1982 Bingazi do?umluyum. Annem ve babas? hayatta, 11 karde?iz.” Bunlar? anlat?rken bir an gözleri uzaklar dal?yor, birden irkilerek devam ediyor. “??letme bölümünden mezun oldum, ama i?sizim.”diyor.  K?rm?z? çizgili oldu?u için Kaddafi’nin onlar? çal??t?rmad???n? anlat?yor. Kaddafi’nin bütün muhalifleri k?rm?z? çizgide tuttu?undan ve i? vermedi?inden yak?n?yor. Sonra refakatçi olan a?abeyine dönüp kendisini tan?tmas?n? istiyoruz. O da ba?l?yor anlatmaya “ ?smim Meri Abdülhamit, 1978 y?l?nda Bingazi’de do?dum, evli ve iki çocuk babas?y?m.”diyor. Bunlar? anlat?rken çocuklar?n?n m?, e?inin mi hasretinden bilinmez gözleri doluyor. Bir süre durakl?yor, bo?az?nda sanki bir ?eyler dü?ümleniyor. Bu arada Hikmet Bey bize “Libya’da soyad?n?n olmad???n?, dedelerinin ya da babalar?n?n isimleri ile ça?r?ld???n?” söylüyor. Bu yüzy?lda halen insanlar?n bir soyad?n?n olmamas? bizi ?a??rt?yor.

“Libya’da neler oluyor” diye sordu?umuzda ise bir anda yüzlerindeki ifade ve gözlerindeki par?lt? de?i?iyor. “Tek istedi?imiz Kaddafi’nin gitmesi” diyorlar. Hikmet Bey tercümesine devam ediyor. ”14 bin ?ehit verdiklerini gerekirse 14 bin daha veririz yeter ki Kaddafi gitsin.” Acaba bunlar neden Kaddafi hakk?nda böyle dü?ünüyorlar hissi beynimizi kurcal?yor ve dayanamay?p “Neden?” diye soruyoruz. “Kaddafi’ Libya’y? bitirdi. Kendi akrabalar? ve yanda?lar? en iyi ?artlarda ya?arken halk açl?k ve sefalet içinde ya??yor.” diye cevap veriyorlar. Afrika’dan paral? askerler getirdiklerini ve bu askerlerin de e?lerine, bac?lar?na ve çocuklar?na çok kötü muameleler ve i?kenceler yapt?klar?n? anlat?yor. Bunun tek sebebinin ise kendi taraf?nda yer almamalar? oldu?unu söylerken yüzlerindeki ifadeden u?rad?klar? haks?zl?klar?n art?k canlar?na tak, etti?ini onlar söylemeden anl?yoruz. “Kaddafi ülkenin petrollerini kendisi için kullan?yor. Silahlar? ?srail’den ve Rusya’dan al?yor ve bizlere kar?? kullan?yor.” diyor Rehmari.   O s?rada Meri lafa kat?l?yor. “Kaddafi’nin ajan ve özel paral? askerleri var saati 4000 ve 4500 dolar al?yorlarm?? bunlar çok ac?mas?z ve tehlikeli.” olduklar?n? söylüyor. Saat ba?? bu kadar çok para alan birilerinin neler yapacaklar?n? biz hayal bile edemiyoruz.

Kaddafi’ye kar?? nas?l te?kilatland?klar?n? sordu?umuzda ise Abdülfettah Yunus ad?nda bir liderlerinin oldu?unu, bütün planlar? onun yapt???n? söylüyorlar. Bu ki?inin kim oldu?unu, neden böyle bir i?e giri?ti?ini dü?ünürken Hikmet Bey tercümeye devam ediyor: “Kaddafi’nin içi?leri eski bakan? imi?, bütün bu yap?lanlara dayanamay?p istifa edip böyle bir mücadeleye giri?mi?.” Tav?rlar?ndan onu büyük bir lider olarak gördüklerini anl?yoruz.

Kaddafi’ye kar?? mücadele ederken silahlar? kimlerden bulduklar?n? sorudu?umuzda ise ummad???m?z bir cevap al?yoruz. Kaddafi’nin cephaneliklerinden kaç?rd?klar?n? söylüyorlar. “Ama elimizdeki bu silahlar Kaddafi’nin silahlar? yan?nda çok basit kal?yor. Bunlar cephede güvenli?imizi sa?lamaya yetmiyor.” diyor Rehmari, elindeki cep telefonunu açarak Kaddafi’nin kulland??? bir füze rampas?n? gösteriyor bize. Telefonun ekran?na bakt???m?zda sanki bir anda kendimizi cephede s?cak çat??man?n için de buluyoruz. Füze rampas? âdeta ölüm kusan bir uzayl? canavar? and?r?yor. Rehmari’nin sesi bizi bu korku tünelinden ç?kar?yor “Bu en zarars?z silah?, i?te biz elimizdeki basit silahlarla bunlara kar?? sava??yoruz.” diyor.

Nas?l yaraland???n? sordu?umuzda ise bir anda yüzünde sanki o yaralanma an?n? ya??yor.  Birden yüz ifadesi kar???yor. Kaddafi’nin att??? füzenin parças?n?n sol baca??na geldi?ini ve buray? yakarak doku kayb?na sebep oldu?unu söylüyor ve yaral? baca??n? bize gösteriyor.  Bu olaylar?n psikolojilerini nas?l etkiledi?ini sordu?umuzda ise iki karde? bir a??zdan ve heyecanla Kaddafi’den kurtulacaklar?n? söylüyorlar. Rehmari: “?yile?ince tekrar Bingazi’ye dönece?im arkada?lar?m?n yan?nda mücadeleye devam edece?im.”diyor. Ba??ms?zl?klar?n? kazand?klar?nda ise Türkiye’ye ziyarete geleceklerini söylüyorlar. Rehmari ve karde?i Meri’nin bu inançlar? bizleri derinden etkiliyor.

“Kaddafi’nin çevresi çok mu geni??” diye soruyoruz. Meri “Ba?lang?çta küçük bir a?iretti, ama di?er Afrika ülkelerinden, Bulgaristan’dan insanlar getirerek Libya vatanda?? yap?p çevresini geni?letti.”diyor. Rehmari ise “Paral? askerler, hem?ireler, i?çiler gibi birçok ki?i yurtd???ndan getirilip çal??t?r?l?yor. Bizlere gelince de i? yok.” diyor. Libya’da 3 bin Türk’ün de çal??t???n? ö?reniyoruz. Türkiye ve Türkler hakk?nda da orada çal??anlar d???nda pek bir ?ey bilmediklerini sordu?umuz sorulardan anl?yoruz.

“Di?er Arap ülkelerinden mi etkilenip Kaddafi’ye kar?? ayakland?n?z?” dedi?imizde ise Meri cevapl?yor “Hay?r 2005’ten beridir Kaddafi’ye kar??y?z, M?s?r, Tunus ve Suriye’deki olaylar sadece gündeme gelmesini sa?lad?. Bu isyanlarda ço?umuzun yak?nlar?n? cezaevlerine kapat?p sonra da yok ettiler.” diyor. Daha sonra ise kan?m?z? donduracak ve bize “bu kadar da olmaz” dedirten bir olay? anlat?yorlar. “Kaddafi 2 bin savunmas?z çocu?a AIDS mikrobunu enjekte ettirdi.” diyor. Hem de bunu Bulgaristan’dan getirtti?i hem?irelere yapt?rd?klar?n? söylüyor. Hiçbir yaz?l? bas?n organ? Kaddafi aleyhine yaz? yazamaz haber yapamaz, Vefallah Gazali ad?nda bir gazetecinin Kaddafi aleyhinde yapt??? küçük bir yorumun üzerine önce bütün parmaklar? kesildi?ini birkaç gün sonra da ortadan kayboldu?unu söylüyorlar. Hatta Rehmari boynundaki k?rm?z? ?eritteki tutu?u tak?m?n amblemini göstererek ?öyle diyor. “Bu futbol tak?m? 2000 y?l?nda Kaddafi’nin tak?m?n? yendi, bunun üzerine bu tak?m bir anda ortal?ktan kayboldu art?k, böyle bir tak?m yok diyor.”  Bu anlat?lanlar kar??s?nda a?z?m?z bir kar?? aç?k kal?yor.

Ülkede e?itim durumunun nas?l oldu?unu soruyoruz. “Herkes üniversitede okuyabiliyor” cevab? bizi ?a??rt?yor. Birçok k?s?tlamalar?n ve s?k? denetimlerin oldu?u bu ülkede rahatça üniversite okumak bize tuhaf geliyor. Ama as?l ?a??rtan cevap Rehmari’nin hüzünlü bak??lar?nda gizli. Sanki bir an kendini Libya’da hissedercesine devam ediyor. “Hangi fakültede veya bölümde okursan?z okuyun,  yedi kitab?n d???nda ba?ka bir ?ey ö?renmiyorsunuz bütün okullar da bu yedi kitap okutuluyor” diyor. Bu yedi kitap nedir, diye sordu?umuzda ise Kaddafi’nin haz?rlad??? “Ye?il Kitap”?n özetiymi?. Bütün e?itim Ye?il Kitap’a göre olurmu?. Dayanamay?p bu Ye?il Kitap’ta ne oldu?unu soruyoruz, ald???m?z cevap ise “Sadece hayal dünyas?!” Kafam?z iyice kar???yor ve akl?m?zdan ?unlar geçiyor: “Bir ülkede e?itim, insanlar? hayal dünyas?nda ya?atan yedi kitapla yap?l?yor.”

“?talya’n?n sömürgesi oldu?unuz günlerdeki durumunuz nas?ld??” diye sordu?umuzda ise bizi ?a??rtmayacak bir cevap al?yoruz. ?talyanlardan o kadar çok etkilenmi?ler ki ana dilleri olan Arapçay? bilmeyenler bile varm??. Tek etkilenmedikleri yer teknolojileriymi?. Bunun nedenini ise ?öyle aç?kl?yorlar: “Bizler sadece onlar?n sömürgesiydik.” Bu son cümle asl?nda her ?eyi çok güzel anlat?yor, Meri söze kar??arak “Kaddafi halen ?talya ile pasla??yor ve birlikte hareket ediyorlar, çünkü ?talya için Libya demek petrol demek.”diyor.

Arkalar?ndaki bayra??n Libya bayra?? m? oldu?unu sordu?umuzda bunun muhaliflerin bayra?? oldu?unu söylüyorlar. Bayraktaki renklerin neyi temsil etti?ini soruyoruz merakla. Meri hemen söze giriyor. Üsteki k?rm?z? rengin ?ehitlerin kan?n?, ortadaki siyah rengin ?talya sömürgesi alt?ndaki kara günleri, alttaki ye?il rengin ise özgürlü?ü temsil etti?ini söylüyor. Meri bayra?? öperken zafer i?areti yapmay? da unutmuyor. Rehmari “Bu bayrak Kaddafi bize füze att???nda yan?m?zdayd?.”diyor Hikmet Bey “Bu bayrak geldi?inde kan içindeydi y?kand?.” diyor. Bayra?a yak?ndan bakt???m?zda üzerindeki yan?klar cephede ya?ananlar? bize gösteriyor.

Atatürk hakk?nda neler biliyorsunuz diye sordu?umuzda ise Atatürk hakk?nda hiçbir ?ey bilmediklerini görüyoruz. Bu bizi çok ?a??rt?yor. Çünkü dünyan?n bir ucunda Avustralya’da bir botanik profesörü buldu?u çiçe?e “Atatürk” ismini verirken, y?llarca Osmanl?’ya ba?l? olarak ya?am??, 1911 y?l?nda ?talyanlar?n Trablusgarp’? i?gali üzerine buraya k?l?k ve isim de?i?tirerek gönüllü giden Mustafa Kemal ve Enver Pa?a’n?n vermi? oldu?u ba??ms?zl?k mücadelesi akl?m?za geliyor. Oysa Mustafa Kemal bu Libya çöllerinde onlar?n özgürlü?ü için mücadele etmi?ti. Ama Atatürk hakk?na hiçbir ?ey bilmemeleri belki de bunlar?n suçu de?ildi. Onlara yedi kitap d???nda hiçbir ?ey ö?retmeyen ve dünyadan soyutlayanlar?n suçu idi.

Bu röportaj? yaparken sadece Libya’da ya?ananlar?, muhaliflerin penceresinden sizlere aktarmaya çal??t?k. Sadece ve sadece onlar?n anlatt?klar? do?rultusunda bunlar? sizlerle payla??yoruz. Di?er tarafta kimseler olmad??? için de, onlar?n penceresinden bakam?yoruz.  Hikmet Bey’in “Çocuklar ülkenizin de?erini bilin” sözleri kula??m?zda ç?nl?yor. Çünkü Hikmet Bey’in Irak’ta ya?ad?klar?n? bizimle payla?t???nda anlat?lanlardan çok etkilenmi?tik. Bir tarafta Libyal? muhalifler, di?er tarafta Hikmet Bey’in Irak an?lar? bizleri derinden etkiledi. Hastaneye gelirken hissetti?imiz duygular?m?z ve dü?ündüklerimiz, buradan ayr?l?rken tamamen de?i?mi?ti. Ülkemizin de?erini ve Atatürk’ün yapt?klar?n?n önemini bir kez daha ya?ayarak anl?yorduk. Bir gün sonra da Rehmari’nin ameliyat olaca??n? bildi?imiz için onu tekrar ziyarete gittik. Giderken de üzerinde Türk bayra?? ve Atatürk’ün bir resminin oldu?u bir duvar saatini hediye olarak götürdük.

Cevapla