Cuma,19,Ocak,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2011 » 2011 – Mübadelenin Hüzünlü Köyü

2011 – Mübadelenin Hüzünlü Köyü

mbadelenin_ky

Toprak parças? deyip geçmeyin, ya?amda her ?eyin belle?i vard?r. O toprak birilerinin vatan? olmu?sa belle?inde an?larla ya?ar. Biz  bu an?lar?n pe?inde Kayaköy’deyiz.  Kayaköy bütün güzelli?i ile kar??m?zda. Ona do?ru yakla?t?kça garip bir hüzün sar?yor etraf?m?z?. Sanki evler  ta?  kesilmi?, öylece sessiz bekliyor konuklar?n?. Kaya köyün yüre?ine dokunmak istiyoruz. Biliyoruz ki ancak o zaman konu?acak bizimle.

30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye ve Yunanistan aras?nda, Türk-Yunan nüfus mübadelesi ile ilgili sözle?me imzaland?ktan sonra Kayaköy’ün hüzünlü öyküsünün ba?lad???n? ö?reniyoruz. Akl?m?za ilk gelen sözcük ‘göç’. Tüm geçmi?ini, an?lar?n?, köklerini b?rakmak zorunda kalan insanlar? dü?ünürken  ilk dura??m?z Kuyuba?? Kahvesi oluyor. Bahar?n en güzel günlerinden birinde sakince yaz?n gelecek olan konuklar?na haz?rlan?yor kahve. Y?llar sonra birçok gezginin u?rak yeri haline gelen Kayaköy için haz?rlanma mevsimindeyiz. 17. yüzy?lda  Fethiye’den  Teke yöresine do?ru giden Evliye Çelebi geliyor akl?m?za. Acaba  Kuyuba?? kahvesinde mola verip burada m? dinlenmi?ti ünlü gezgin? Evliya Çelebi’nin ‘Kaya’ diye söz etti?i Kayaköy hakk?nda söylediklerini Fethiye ?lçe Kütüphanesinde ar?yoruz buraya gelmeden önce; ama  bu yöreyi anlatt??? 9. cildi bulam?yoruz. Geçmi?te O’nun abart?l? diliyle nas?l bir yer oldu?unu merak ediyoruz. Kahvede bizim niçin geldi?imizi ö?renenlerden bir genç bizi Alpaslan Bey’le tan??t?r?yor. O kadar çok ?ey ö?renmek istiyoruz ki hemen sorular?m?z? sormaya ba?l?yoruz.

* Sizi tan?yabilir miyiz?

– Ad?m Alparslan Türke? Tanç ama burada bana k?saca Apo derler. 1961 A?r? do?umluyum. 69’dan beri Fethiye’de ya??yorum. 1982-1992 y?llar? aras?nda mülteci olarak Yunanistan’da ya?ad?m. Yunanistan’da  ya?ad???m y?llarda ilk defa  Neo Makri ismini duydum. Kayaköy’ün insan öyküleri ilk orada beni etkilemeye ba?lad?. Sonuçta ben de bir mülteci olarak  orada bulunmaktayd?m.

* Mülteci olma sebebiniz neydi?

– Sizler o y?llar? mutlaka duymu?sunuzdur. 1980 ihtilalinden sonra siyasi suçlu olarak Yunanistan’a gittim. On y?l boyunca da orada ya?ad?m. K???n Atina’da yaz?n ise santorini

Adas?ndayd?m.

*O arada Kayaköy’ün Rum halk? ile yani Levissililerle nas?l tan??t?n?z?

– Bir belediye otobüsünde yolculuk yap?yorduk. Ya?l? bir kad?n bindi otobüse. Ona yer vermek istedim ama kad?n hiç  tepki göstermedi. Ayakta durmaya devam etti. Bana garip bir ?ekilde bakt?. Tekrar ?srar etmeme ra?men ayakta durmaya devam ediyordu. Rumca konu?mu?tum onunla, beni anlad???n? dü?ünüyordum. Sonra biz aram?zda Türkçe konu?urken bize bakt? ve ‘Siz Türk müsünüz o?lum’ dedi. Bizimle Türkçe konu?uyordu. Yüzünde güzel bir tebessüm olu?tu ve ekledi ‘Ben de anlam??t?m zaten bu Rumlar insana yer vermez’ dedi. Oysa kendisi de Rum’du. Sonra anlad?k  Kayaköy’den gelen bir göçmen oldu?unu.

*  Gerçekten çok ilginç. Demek ki o insanlar bir türlü oralar? ve o insanlar? benimseyememi?ler. Peki buradan göç eden Kayaköylülerin Göçten sonra neler ya?ad?klar?n? anlat?r m?s?n?z?

– Buradan gidenler ilk ba?ta kendilerini oraya ait hissetmemi?ler. Zaten oradaki halk ile de aralar?nda hep bir uçurum olmu?. Çünkü onlar?n as?l vatanlar? bu topraklar. Vatanlar?ndan bir günde ayr?l??lar?n?n  ve Yunanistan’ da hiç de iyi kar??lanmamalar?n?n hüznü yüzlerine yans?m??t?. Zaten insan kendini gurbette hissetti?i sürece hüzünlüdür. Geldiklerinde onlara yerle?meleri için gösterilen yerin bir batakl?k oldu?unu görmü?ler. Kaya Köy’den sonra onlara yeni vatan olacak topraklara al??malar? çok uzun y?llar alm??. Çok çal??mak zorunda kalm??lar. Hatta söylenenlere göre ilk ba?ta onlar? çok a?a??lam??lar. Çünkü Rumcalar? bile farkl?la?m??. Rembetiko isimli yeni bir müzik türü göçmenlerle birlikte yay?lmaya ba?lam??. Biz de orada ya?arken çok dinledik bu müzi?i. Burada bütün mal varl?klar?n?, geçmi?lerini, dostlar?n? b?rakan insanlar?n nas?l olmalar? beklenebilir ki…Çok ac? çekmi?ler k?sacas?.

* Neo Makrililer ile ba?ka an?lar?n?z var m??

– Çok asl?nda akl?ma ilk geleni anlatay?m. Yunanistan’da yaz?n ö?le saatlerinde bütün esnaf ve halk dinlenir. Yani siesta yap?l?r. Bu Eskiden Fethiye’de de vard?. S?cak iklimlerde insanlar bir nevi ?ekerleme yapar. Dükkanlar?n önüne sadece bir tabure konur yani kapanmaz. Böyle yaz günlerinde siesta zaman? bizde arkada?larla evde olurduk ve saz çalar türkü söylerdik. Bir de gurbette olman?n verdi?i ruh hali ile yan?k yan?k söylerdik. ?nsanlar?n uyudu?u saatte sesimiz sürekli kom?ulara gidiyormu?. Onlar Türk oldu?umuz için kibarl?ktan, bizi üzmemek için söyleyememi?ler bunu. Bir gün göçmen kom?ular?m?zdan birisi s?k?larak durumu anlatt?. Biz de tabi bundan sonra daha dikkatli davrand?k. Bizi hep kendilerinden gördüler bizde onlara kar?? ayn? ?eyi hissediyorduk. Y?llar sonra Kayaköy’e yerle?ti?imde ise o insanlar?n vatanlar?nda ya?amaktan hep mutlu oldum. Onlar yanlar?na sadece an?lar?na al?p gittiler. Benim de yolum onlarla bir dönem kesi?ti ve hala onlar?n aras?nda hissediyorum kendimi.

Buras? farkl? bir mekan. Tarih boyunca insanlar de?i?ik sebeplerden dolay? vatanlar?ndan ayr? kalm??lar. Kayaköy’ün öyküsü ise bunlar aras?nda gerçekten en hüzünlü olanlar?ndan. ‘Emanet Ceyiz’ roman?nda anlat?lan olaya benzer nice insan öyküleri sakl? buralarda.

*Emanet Ceyiz’ i anlat?r m?s?n?z?

-Bu romandaki öykü Denizli’nin Honaz ?lçesinde ya?anm??. Rum aileler Türk kom?ular? ile vedala??p oradan ayr?l?rken Rum ailelerden birisi Türk kom?usuna k?z?n?n çeyiz sand???n? emanet etmi? .Bir gün dönersek al?r?z diye. Uzun y?llar sonra bu emanet çeyiz o Rum ailenin torunlar?na teslim edilmi?. Tabi onlar? bulmak kolay olmam?? ama emanet yerini bir ?ekilde bulmu?. Kayaköy’den gidenlerden birço?u ise  evlerinin anahtarlar?n? Türk kom?ular?na emanet etmi?ler. Belki geliriz umudu ile.

Zaman Kayaköy’de sanki donmu? nereye baksak gidenlerden geriye kalanlar? görüyoruz. Eski su kuyusu, ulu ç?nar a?ac? bize gidenlerden kalanlar? anlat?r gibi. Bir zamanlar tan?k olduklar? hüzünlü ayr?l??? hep hat?rlayarak gelmi?ler bu zamana. Bu dü?üncelerle bak?yoruz ya?l? ç?nar a?ac?na. Alpaslan Bey’le vedala??p Fethiye’ye dönerken akl?m?zdan ç?km?yor geride b?rakt?klar?m?z. Ke?ke o günlere tan?k olan birileri hala ya?asayd? diye dü?ünüyoruz. Neyseki Kayaköy hakk?nda konu?aca??m?z bir ki?iyi daha buluyoruz. O’nun Fethiye ve Kayaköy’e ait öyküleri oldu?unu bildi?imiz bir isim. I??k Taban. I??k Han?m’?n öyküsündeki ?u sat?rlar bizi ona götürüyor. *‘Bugün de güne?i gözlerinde bat?rd?m Eleni böyle diyor Yorgo, geren damda begonvil ve sardunya saks?lar?n?n aras?ndan, ?lfara tepesinde batan ak?am güne?ine rak? kadehi kald?rarak. Duru bir yaz ak?am? ba?l?yordu, olanca karanl??? ile Kayaköy’de. ?ncir a?ac?n?n gölgeledi?i ölgün ???klar, laternan?n sesi ile sanki a??r a??r raks ediyordu’   I??k Han?m Paspatur’daki küçük bürosunda bizi bekliyor. Güler yüzlü s?cac?k kar??l?yor bizi. Onun yan?nda da heyacanl?y?z. Yeni ke?iflerle Kayaköy yolculu?umuz Fethiye’de de devam edecek.

*Sizi tan?yabilir miyiz?

-1958 Fethiye do?umluyum. Uluda? üniversitesi ?ktisadi ve  ?dari Bilimler Fakültesini bitirdim. Asl?nda as?l ilgi alan?m hep edebiyatt?, yazma üzerine idi. Seçme s?navlar?n?n azizli?ine u?rad?m. Girdi?im üniversitenin bölümü Sosyal Bilimler diye geçiyordu ben o sosyal bilimleri yanl?? anlam??t?m.  Fethiye Belediyesinde 25 y?l hesap i?lerine bakt?m. Hiç sevmedi?im halde rakamlarla u?ra?mak zorunda kald?m. Yani as?l ilgi alan?m?n d???nda bir mesle?im oldu benim. Bununla birlikte edebiyattan hiç kopmad?m. Bu arada bir de severek yapt???m evlendirme memurlu?um vard?. De?i?ik insanlarla tan??t???m beni mutlu eden bir i?ti. 2005’ ten beri emekliyim. Türk Kad?nlar Birli?i Derne?inin Fethiye temsilcili?ini yürütüyorum. Yerel gazetelerde yaz?yorum. Bir ara Fethiye’de ç?kan Paspatur Derdisinde öykülerim yay?mland?. ?ki tane öykü kitab?m var.

* Kayaköy’ü anlatan öyküleriniz oldu?unu biliyoruz. Kaya Köyle ilginiz var m??

– Anne taraf?m Kayaköylü. Dedem yani annemim babas? mübadele y?llar?n? ya?ayan insanlardan. Ondan dinlediklerim ve çocuklu?umda ya?ad???m Kayaköy benim öykülerime kaynakl?k eder. Bu arada dedemin de konu?malar?n?n oldu?u Kayaköyle ilgi çekilmi? en güzel belgesellerden olan  ‘Zaman?n Durdu?u Yer: Kayaköy’ isimli belgeseli size izletebilirim.

Bunu mutlulukla kabul ediyoruz. Hiç soluksuz belgeseli izliyoruz. O anlar? ya?ayan ya?l? insanlardan dinliyoruz mübadeleyi. Görmek isteyip de göremedi?imiz o insanlar teknoloji sayesinde sanki bize anlat?yorlar bütün ya?ananlar?. Tarihin içinde bir yolculuk ve bizde kayboluyoruz zaman?n içinde. O yumu?ac?k ses tonu ile I??k Han?m tekrar anlatmaya ba?l?yor:

– Kayaköy 1988’ den beri ‘Dünya Bar?? Köyü’ projesi kapsam?nda. Bununla ilgili bir tak?m çal??malar devam etti. 1980’lerin sonunda ise bu ilgi kayboldu. Yerel yönetimlerin de?i?mesi ile de gerçekle?medi. 90’larda ise bir tak?m ?irketlerin isimleri gündeme geldi. Tatil köyü projesi vard?. San?r?m ticari kayg?lar nedeniyle gerçekle?medi. Bu tabiî ki bir kay?p de?il. Böylesi daha iyi oldu. Benim bu konuda s?k s?k dile getirdi?im bir önerim var. Kayaköy’de Rum mahallesinin çar?? soka??na girince eski dükkanlar? görürsünüz. Bu dükkanlardan üç ya da dört tanesi asl?na uygun olarak restore edilse,  bunlardan birisinde Akdeniz mutfa??n?n ortak lezzetleri, güzel müzikler e?li?inde; bir tanesinde yöresel el sanatlar? gibi o zaman? yans?tan mekanlara dönü?türülse, ne güzel olurdu. Kayaköy’ün öylece kaderine terk edilmesi beni üzüyor. Korumak demek hiçbir yapmamak de?il tabiî ki.

*Kayaköy’ü s?k s?k ziyaret eder misiniz?

-Tabi orada ailemin bir evi var. Özellikle yazlar? orada ya??yoruz. Güzel havalarda yürüyü? yapar?m. Evimde kahvemi haz?rlar?m ve giri?teki görevlilere de ‘Yorgo’ya Kahve içmeye gidiyorum’ derim. Eski kom?ular?m? ziyarete giderim. A?a?? kilisenin oradan girince epey bir t?rman?p biraz yürüdü?ünüz zaman sa?lam  kalm?? sarn?c? ve sarn?c?n üzerinde teras? hiç bozulmam?? bir ev kar??n?za ç?kar. Bu evi öykümdeki kahraman?n yani Yorgo’nun evi diye dü?ünürüm. Zaman?n ötesine do?ru bir yolculuk benimki. ‘Bu Gün de Güne?i Gözlerinde Bat?rd?m Eleni’ adl? öykümdeki Yorgo’nun batan güne?e kadehini kald?rd??? gün bat?mlar?nda ben de o eve konuk oluyorum.

*Evet bizi de buraya getiren sizin bu öykünüz. Bu çok güzel bir duygu olsa gerek. Peki ?u anda Kayaköy’ün ??letmecili?ini kim yürütüyor?

– Turizm Bakanl??? bir k?s?m ören yerlerini özel sektöre devretti. Kayaköy’ün i?letmecili?ini de TÜRSAB yürütüyor. Umar?m bu al?nan paralar ile yine Kayaköy’e yönelik hizmetlere dönü?ür. Bu güzel miras? korumak önemli. Kayaköy zamana yenik dü?en y?k?lm??  evleriyle de?il, bak?ml? güzel evleri ile ziyaretçilerini kar??layabilmeli. Bunlar? yerel gazetelerdeki yaz?lar?mda f?rsat buldukça dile getiriyorum. Bir yeri ‘S?T’ alan? ilan edip b?rakt???n?z zaman korumu? olmuyorsunuz. Birçok ?ey ka??t üzerinde kal?yor. Üstelik kaçak yap?la?may? da önlemiyorsunuz. Ya?ayarak ya?atmak mümkün bence. TÜRSAB bu konuda daha duyarl? olur diye temenni ediyorum. Kendi haline kaderine terk etti?iniz her ?ey zamana yenik dü?üyor. Bu da bir KayaKöylü olarak beni üzüyor.

* Biraz önce izledi?imiz belgesel gerçekten çok etkileyici idi. Üstelik dedenizin de orada konu?malar?n? dinledik bu sizin içinde güzel bir an?.  Dedenizden dinledi?iniz Kayaköydeki Rum ve Türk halk? ile ilgili öyküler var m??

– Dedemden dinledi?im kadar?yla iki halk aralar?nda asla sorun ya?amam??lar. Kayaköy büyük bir medeniyet. ?nsanlar kap?lar?n? çekip giderken geride dostluklar? kalm??. Birbirlerine her türlü konuda yard?m etmi?ler. Dü?ünlerine ça??rm??lar. Aralar?nda sosyal bir payla??m varm??. Dini veya di?er konularda hiçbir ?ekilde birbirlerini rahats?z etmeden ya?am??lar. Rumlar zanaat, ticaretle u?ra??rken Türkler de tar?m ve hayvanc?l?kla u?ra?m??lar. O belgeselde de izlemi?sinizdir dedem anlat?rken ‘t?k?r t?k?r bez dokurlard?’diyor. Ayakkab?c?l?ktan tutunda de?irmencilik gibi i?leri onlar yap?yormu?. Ürettikleri e?yalar? atlarla sadece Fethiye’ye de?il köylere kadar giderek sat?yorlarm??. Dikkat ettiyseniz evlerin alt?nda küvet gibi ?eyler vard?r orada ?arap yap?yorlarm??. Üstelik iyi kalite ?araplar. Bu ?araplar? gemilerle Rodosa ya da Yunanistana gönderiyorlarm??. Anneannem hayatta iken okulun kar??s?ndaki eve Tahinci Vasilin evi derdi. ?ki eczane, doktor, bilardo salonu, iki okul varm??. Tepedeki k?z okulu imi?, a?a??daki ise erkekler okulu. Haftal?k gazete ç?k?yormu?. Sonra birdenbire evlerini b?rak?p gitmek zorunda olmalar?na ilk önce inanamam??lar. Giderken bile geriye döneceklerini umurak gitmi?ler. De?erli e?yalar?ndan birço?unu Fethiye’de emanetçilere emanet edip gitmi?ler. Di?er e?yalar? ise evlerinde öylece kalm??. Geren damlar?n alt?ndaki büyük keresteler kat?rlarla Fethiye’ye götürülmü?. Fethiye’de uzun süre in?aatlar?n kereste ihtiyac? bu  yapayaln?z kalan evlerden sa?lanm??.  Bütün bunlar çok hüzünlü öyküler. Salim ?engil öykülerinin birinde ?öyle diyordu: ‘ Çocuklu?umda Kayaköy’de bir Rum evine girdik. Her ?ey yerli yerindeydi sanki ev sahibi biraz sonra içeri gerecekmi? gibi. E?yalar aras?nda kolu olan bir ?ey dikkatimizi çekti kurcalad?k. Me?er laternaym??.’ Çocuklu?umda ben de Rum evlerinin aras?nda dola??rd?m. Evlerin aras?ndan porselen k?r?klar? toplard?m.  Define avc?lar?n?n bitmeyen meraklar? k?sa sürede evleri tahrip etmi?. Bugün Kayaköy’e ‘Hayalet köy’ denmesi benim hiç ho?uma gitmiyor. Bir medeniyetin ard?ndan kalan tan?m bu olmamal?.

*Size çok te?ekkür ederiz. Bize zaman ay?rd?n?z ve ayd?nlatt?n?z.

I??k Han?mla sohbet çok güzeldi. Bize o dönemde çekilmi? k?z okulunun resmini gösterdi. Pencerede k?zlar…Kayaköy gezimizde ayn? okulu gördü?ümüzü hat?rl?yoruz. Pencereleri bombo?tu. Sonra Fethiye’nin ikinci belediye ba?kan? Hac? Nikola’n?n ve e?inin resimlerine bak?yoruz. Kayaköy’den kalan güzel an?lar. I??k Han?m’?n yan?ndan ayr?l?rken   Kayaköy’ü dü?ünüyoruz ve ara?t?rma yaparken tesadüfen rastlad???m?z ?iir geliyor akl?m?za. ?lkö?retim ö?rencileri sosyal bilgiler dersi için Nazan Öncel’in ?ark?s?n? ?öyle çevirmi?ler.

G?TME KAL BU  D?YARDA

Lozan yapraklar? dü?tü

Göçler oldu

Bulut indi yeryüzüne

A??tlar oldu

Bir avuntu biraz keder

Böyle bize neler oldu

Bu ayr?l?k bir de hasret

Mübadele oldu

Ay karanl?k

Çoluk çocuk peri?an oldu

Bir ihtimal daha vard?

Mübadele oldu

Gitme, gitme, gitme kal bu diyarda

Gitme, gitme, yaz?k olur vatana

Geceler kör dilsiz sanki

Konu?ma oldu

An?lar? koyduk üst üste

Gözya?? oldu

Bir avuntu biraz keder

Böyle bize neler oldu

Bu ayr?l?k bu hasret

Mübadele oldu

…..

Cevapla