Perşembe,19,Nisan,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2011 » 2011 – Ney’in Hikayesi – Nihat Karaca İle Röportaj

2011 – Ney’in Hikayesi – Nihat Karaca İle Röportaj

nihat_karaca

Yo?un bir ara?t?rmadan sonra Nihat KARACA hakk?nda okuduklar?m?z bizi gerçekten  hayrete dü?ürdü. Birikimine ra?men hak etti?i yere gelememi? , elinden tutulmam??. Fakat o , elinde olan imkanlarla kendini sanattan  hiç ay?rmam?? , sanata olan a?k?ndan hiç vazgeçmemi?.

Ya?ayan  dervi? Neyzen Nihat KARACA ile  görü?me yapmak üzere , Neyzen Tevfik’in memleketinden ,  Milas’a do?ru ç?kt?k yola… Yolumuz  Bodrum’dan Milas’a dü?tü?ünde uzun bir aray??tan sonra  Nihat KARACA’n?n evinde o hüzünlü ama tatl? sohbetimize ba?lad?k. Bizi ilk kar??layan bahçede kurutulmaya b?rak?lm?? kam??lard?, ki insan? gerçekten büyülüyor. Ayn? zamanda giri?te kendi çabas?yla yapt??? toplama parçalardan olu?an bir torna tezgah? var.Burada ney’in ba?pare denilen 1. bölümünün yap?ld???n? anlat?yor. Tornan?n üzerinde gördü?ümüz, yapt??? ilk neyler ise insan? çok etkiliyor. Evinde gerçekle?tirdi?imiz  küçük  bir gezintiden sonra  bahçesinde bizi  oturmay? en çok sevdi?i yere  getiriyor ve sohbetimize ba?l?yoruz. Kendisi hakk?nda bildiklerimizin üstüne, bir de bilmediklerimizi ö?renmek üzere Nihat KARACA’ ya kulak veriyoruz.  

“Ben her toplumda a?lad?m ,inledim. Fena hallilerle de e? oldum iyi hallilerle de…”                                                                                                        (Mesnevi’den)

“1928 senesinde Milas’?n Kemikler Köyünde do?mu?um. Bir buçuk ya??mda babam?n bir memuriyet  almas? sebebiyle Milas’a yerle?tik ve on alt? ya??ma kadar hep Milas’ ta kald?k,  ilk ve orta mektebi Milas Mente?e’de okudum. Ortaokulda ayr? mektebimiz vard?, ba?ka mektep yoktu;  tabi orada okudum. Bitirdikten sonra tahsilimiz için tabi  nereye gidelim nereye gidelim, babam?z?n maa?? yetmiyor bizi herhangi bir yere göndermeye efendim. Böylelikle olur dedik; biz askeri liseye gidersek  hem elbiselerimizi verirler , hem kitab?m?z? verirler , yatacak yerimiz olur,  yeme?imizi verirler; okuruz bir subay ç?kar?z, tahsilimizi de o ?ekilde yapm?? oluruz falan diye.  Okuma hevesimiz oldu?u için hiç geri taraf?n? dü?ünmedik.”

“Herkes kendi zann?nca  benim dostum oldu ama kimse içimdeki s?rlar? ara?t?rmad?…                                                                                                                                               (Mesnevi’den)

“Askerlikte son s?n?fa geldik, apar topar subay olucaz , imtihanlarda bir rest çektim. Bo? ka??tlar vere vere, bu sefer hocalar?n tuhaf?na gitti.” Bu adam okulda çok iyi bir sürü icatlar?   , matematikten icatlar? var falan , bu adam niye bo? ka??t veriyor.” Dediler. Daha sonra bu olay komutana intikal etti. Beni ça??rd?.’O?lum neden böyle yap?yorsun ? dedi. Dedim, ben yanl?? yere geldim efendim ,asker olamam ben. ‘O?lum asker olsan olmasan ne olur; orduya bir te?men girmi? ordudan bir te?men ç?km?? ordunun k?l? k?m?ldamaz.‘ dedi. ?kna edemediler. Yine diller döktüler , bakt?lar ki fayda etmiyor yol verdiler ,ç?kt?k.

‘Bir de güzel sanatlar okumak istiyor mu?sunuz ?’ ”Evet  istiyordum tabi, Halil Bey‘e [1] mektup yazd?m lisedeyken. Efendim ben yanl?? yere geldim, dedim.Biz hem?eriyiz beni,  Güzel Sanatlara  sokabilecek  birisi varsa bana lütfen yard?mc?  olun falan ; ilgilendi, bana bir mektup  geld, “Maalesef  dedi,  birisi yok , okudu?un yerden dolay? seni buraya alma imkan?m?z yok “dedi. 

Askeri Lisenin son s?n?f?nda sanattan kopamayaca??n? anlayan Nihat  KARACA  okul s?navlar?nda bo? ka??t vererek askeri e?itimini  noktalam??. ?stanbul’da ufak bir sergi açm?? ; gazeteciler ve ressamlar taraf?ndan  tan?nm?? ve tan?t?lm?? olmas?na ra?men kimse elinden tutmam??. Resim kabiliyetini geli?tirdi?inde  bu durumdan maddi olarak yararlanmaya ba?lad???n?  ve memleketin kalburüstülerinin portrelerini yapt???n? anlat?yor.

Merak etti?imiz di?er konu ise ba?ka bir meslek dü?ündü mü Nihat KARACA ? : “Yaa bir ara uçak nühendisi olmay? dü?ünüyodum, Mi?igana gidicem, diyodum.Kanada’da uçak mühendisli?i falan heves ettik , akademiye giremedik. Böyle hayallerimiz vard? yani. Lisedeyken pergelleri yapt?m , daireyi okuduk  , daireden sonra elipse geldik falan , paraboller hoca tahtaya çiziyor, ispatlamaya çal???yor ?u ?una e?ittir diyor ama e?it olmad???n? görüyoruz ,göz görüyor. Sonra dedim niye bir elips pergeli yap?lmam??. Bir elips pergeli nas?l yapabilirim , diye dü?ünmeye ba?lad?m. Bir hafta belki  on be? gün ?srarl? olarak çal??t?m ,netice olarak sistem yaratt?m.  Me?hur s?f?rc?  matematik ö?retmenimiz .Olmaz ,dedi ; Nuh dedi , peygamber demedi. Bendeki heves bitmedi ki ;ç?kt?m çar??ya ne laz?msa toplad?m , pergeli yapt?m , yine hocam?zdan toplant? istedim . Ba?lad?m yapt???m elips ile  büyük ka??da çe?itli ölçülerde eksenleri de?i?ik elipsler falan Hocam dedim,’ bu elipse benziyor mu ?’ ‘Evet’ dedi. Bir tane daha de?er veriyorum dedi; asal eksen  10, yedek eksen 10,  elips y’yi çiz dedi, bir çizdim daire ç?kt?, zaten asal ve yedek ekseni ayn? olunca  daire olur, kalkt? gitti. Ben elips pergelini yapt???mda  taktir yerine hocalar taraf?ndan hor görüldüm. Ondan sonra hiperbol parabol cetvellerini yapt?m ama kimseye söylemedim. Mant? makinesi , foto?raf  y?kama makinesi yapt?m…”

Yolunu bulamayan yolcu misali… Nihat KARACA bo?um bo?um  t?pk? ney gibi…Usta kam??l?ktan  bir kam?? kesti ,dokuz delik açt? ona ; ad?n? “ADEM” koydu…Nihat KARACA da Adem misali her bir bo?uma , bir marifet s??d?rm??

Ney dosttan ayr?lan ki?inin arkada?? , halda??d?r…

(Mesnevi’den)

 

Nihat KARACA’n?n  hayat?nda ney’in önemi neydi ? Ney ile yolculu?u nas?l ba?lad?? … Eve ilk girdi?imiz andan itibaren  bizi sürekli bu soruya yöneltti bahçede kurutulmaya b?rak?lm?? neyler ?  “Evettt evettt… Ben ney sesine a??k oldum ,  ney sesi duydu?um vakit  çak?l?r kal?rd?m orda ,  hiçbir ?ey dü?ünmezdim ,o ney sesi sona erene kadar orda kal?r dururdum  ,  evvela sesine hayrand?m , sonra gördüm,  hemen almak istedim , gittim, buldum ; Adam dedi “Evlat üflemeyi bilir misin ?” Bir hafta, on be? gün ses ç?kartamad?m. Götürdüm verdim.Ben üfleyemedim efendim , buyurun neyiniz bende kalmas?n.??im bitti… , ?stanbul’ a döndüm.Bir gün Bedestan’da gezerken  yine bir ney gördüm, üflesem de al?cam üflemesem de al?cam dedim.1950, yumdum gözümü, verdim paray?; ald?m;   Üff üff üfff yirmi be? günde ses bulabildim ;aa… dedim ses ç?kt?.”

Peki  “Ney Sesine A??k Olmak..” kimin etkisiyle ?Türkiye’nin en ünlü neyzeni olan Niyazi SAYIN’ ? [2] tan?d???n?  ondan iki ders ald???n? ve bir daha onu göremedi?ini söylüyor.

 

 

?nsanla ney’in kaderi ortakt?r.Sazl?ktan kam?? olarak ayr?lan ney’in, içi da?lan?r kurutulur ;  demir  bo?umlar tak?l?r  halka halka üzerine.Usta gönüllerde derdini dile getirir sonra…Bunun s?rr? nedir?

“?imdi ney , mistik bir enstrümand?r,  di?erlerine benzemez.?nsan sesine en yak?n olan enstrümand?r. Düttürü Leyla ?ark?lara pek gitmez ney…”

 

“Bu akl?n mahremi ak?ls?zdan ba?kas? de?ildir  , dile de kulaktan ba?ka mü?teri yoktur…”

(Mesnevi’den)

 

Ses olur da söz olmaz m? ? ‘?iirleriniz?’ dedik.  “?iirlerim ya??ma göre , zamana göre ; evvela romantik ?iirler yazd?k , biraz böyle; ondan sonra  didaktik tarzda ?iirler ,biraz böyle; daha delikanl? olunca  dinamik ?iirler ba?lad?; o dinamik ?iirlerden  ba??m derde girdi ,ald?lar içeriye; s?ram gelince ç?kt?k mahkemeye …

Devlet sanki alt?n yüklü bir gemi

Ne yelkeni kalm?? ne de dümeni

Bir gemi ki bütün etraf? korsan

Söylemez gidece?i yeri sorsan

 

diye uzun bir ?iirim var; bu ?iirden ötürü çok kald?m… Sonra bak?yorlar , inceliyorlar , di?er ?iirlerim  beni kurtard?; tasavvuf  ?iirlerime bakt?lar ,”Yahu bu adam?n insanc?l bir tavr? var; sevinçle , üzüntüyle , öfkeyle yaz?yor” dediler.Beraat ettik böylece …”

Zihni o kadar geni? ki KARACA’n?n  , tefekkürle  her ?eyin aç??a ç?kaca??n? belirtiyor. “…Dü?ünmek , hayat?n ak???n?  , hayat?n  de?i?ikli?ini anlatan her zaman büyük  mütefekkirlerdir…

Seyretti?im ?u devran?

Olmad? hiç bilen an?

Ne ba?? var ne de sonu

Dü?ünmekle geçer günüm…”

“Ham pi?kinin halinden anlamaz , öyle ise söz k?sa kesilmelidir vesselam…”

(Mesnevi’den)

 

Derin bir insan  , yetenekli bir sanatç? var kar??m?zda. Zanaatç? taraf? becerikli , mucit…Sanatç?n?n toplumsal görevi var m?yd? peki , ne dü?ünüyordu bu konuda ?

“….Toplum içinde öncülük yapmas? laz?m sanatç?n?n.Kibir ve gururdan uzak durarak ,toplumu ilerletecek bir tavr? olmal?d?r sanat?n. ?nsan ba?lang?çta böyle de?ildi; ne Adem ne Havva böyleydi.Tekerlek bile tesadüfen bulundu , bir kütü?ün yuvarlanmas?ndan… Ama bu geli?e geli?e , i?lene i?lene  bir ?ekle, bir esasa büründü; zanaat ve sanat ortaya ç?kt?… ?nsanlar? geli?tiren , ye?erten  ve onlar?n zihnini açan , fikrini açan , ya?amlar?n? de?i?tiren  ?eydir sanat. Atatürk’ün güzel bir laf? var, de?il mi ? ‘Sanats?z kalan bir milletin hayat damarlar?ndan biri kopmu? demektir.’  

Serseri Nihat saf saf

Ak?l ile eyler tavaf

Bilir hak eyler mi af

Dü?ünmekle geçer günüm 

 

Evet ,  dü?ünceleriyle b?rakt?k Nihat KARACA’y?  bahçesinde…Hüzünlendik , biraz buruk ayr?ld?k yan?ndan. Kula??m?zda Mercan Dede’den [3] Su ve Nefes’in  sesi , resmi tamamlad?k…

?u soru tak?ld? zihnimize: Sanat ve sanatç? neden hak etti?i de?erde de?ildir bu ülkede ?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

D?P NOTLAR

 

Halil MENTE?E ; (d. 1874 Milas – ö. 1 Nisan 1948) Osmanl? Devleti’nin son y?llar?nda Hariciye Naz?r? ve Meclis-i Mebusan ba?kan? olarak görev yapm?? bir siyasetçidir. Halil Mente?e 1874 y?l?nda Milas’ta do?du. Küçük ya?ta yetim kalan Halil Mente?e ö?renimine ?zmir’de devam etti. Ö?retmenlerinden biri de Halit Ziya U?akl?gil’di. ?stanbul’da Hukuk Mektebi’ne devam etti. 1894 y?l?nda Paris’e giderek ?ttihat ve Terakki Partisi’ne kat?ld?. II. Me?rutiyet’in ilan?ndan sonra 1912 Nisan-A?ustos Osmanl? Meclis-i Mebusan? ve 1914-1918 Osmanl? Meclis-i Mebusan?’nda Mu?la Mebusu ve meclis ba?kan? olarak görev yapt?.

 

Niyazi SAYIN ; Sanat musikisinin en büyük ney üstatlar?ndan, bu musikide Mesut Cemil Bey ve ?stanbul ekolünün temsilcisidir .Böylece ney saz?n?n di?er önemli ekolü olan Konya ekolünden ayr?lan bir üslubu vard?r.

 

Mercan DEDE: Türk müzi?i sanatç?s? ve neyzendir. As?l ad? Ark?n ILICALI’d?r.1966 y?l?nda Bursa ‘da dünyaya geldi. Ney, bendir , panflüt , davul ve vokal  sanatç?s? olma yolunda müzik e?itimini geleneksel yollardan Tasavvuf müzik ustalar?ndan ald?. Ö?retmenleri aras?nda Usta Nezih Uzel ve ney sanatç?s? Ömer Erdo?dular say?labilir. Ayr?ca sanatç?, ebru  sanat?n? ö?rendi?i büyük ney üstad? Niyazi Say?n’dan da fazlas?yla etkilendi.

Cevapla