Pazartesi,16,Temmuz,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2012 » 2012 – Delbeğin Orta Asya’dan Yolculuğu

2012 – Delbeğin Orta Asya’dan Yolculuğu

delbek_orta_asya

Köy dü?ünlerinde az da olsa hala gördü?ümüz delbe?in öyküsünü merak ediyoruz. Yapt???m?z ara?t?rmalar bu kültürün Orta Asya’ya kadar dayand???n? gösteriyor. Halan Türkmenistan’da  ‘debrek’ ad?yla biliniyor. Yakla??k iki bin y?ll?k bir geçmi?i bulunuyor. Delbe?in büyü bozan, nazar? engelleyen, dua eden ‘?aman’lar?n kulland??? bir müzik aleti oldu?unu ö?reniyoruz. Orta Asya’dan göç eden Türkmenlerle birlikte önce  Toros yaylalar?na, en son olarak da Fethiye Günlükba?? Mahallesine geliyor. Zili olmayan def görünümünde. Yörede ba?ta dü?ünler olmak üzere, asker u?urlamalar?nda, sünnet dü?ünlerinde davul, zurna ile birlikte çal?nan bir çalg?.

Bu ön bilgiler bizi daha da heyecanland?rd?. Yok olmaya yüz tutmu? bir kültür varl???n? yerinde inceleyecektik. Belki biz de ilerde bu izlenimleri gençlere anlataca??z. Bizim de delbe?in unutulmamas? konusunda çorbada tuzumuz bulunacak.

Güne?li bir Fethiye günüydü. Ö?retmenimiz ile birlikte Günlükba?? dolmu?undayd?k. Üzümlü yoluna  gelmeden indik. Gidece?imiz ev Davulcu Kaz?m Kazo?lu’nun  eviydi. Küçük evlerin bulundu?u sokaktan geçerken yolun kenar?na oturmu? sohbet eden kad?nlar merakl? gözlerle bize bak?yorlard?. Önünde ye?il baklalar?n çiçek açt???, küçük bahçeli bir evin önüne gelince Kaz?m Amca ile e?i Naciye Teyze ö?retmenimizi tan?yarak aya?a kalkl?lar. Ne s?cak bir kar??lamayd?. Oturur oturmaz sohbet ba?lad?. ‘ Hastayd?m bugün ‘ dedi Naciye Teyze. ‘Okuldan talebeler gelcek  de?ince  Kaz?m, sizi bekledik.’ Naciye Kazo?lu elli ya??nda oldu?unu söylüyor. ‘Atalardan, ebelerden ö?rendik bu mesle?i. Toplasan 10- 15 ki?iye geçmez,    say?m?z azald?. Art?k gençler bu i?i yapmak istemiyor. Turizm i?inde otellerde çal?yorlar. Sigortal? i? yapmak istiyorlar’. Bu  mesle?in içinde do?mu?lar Naciye Teyze ile Kaz?m amca. ??lerini severek yapt?klar?   belli. Bizim müzi?imiz gibisi yok diyorlar. Dü?ünlerde çalan orkestra müzi?inin anla??lmaz  oldu?unu söyleyen Kaz?m amca, biraz k?zarak ‘Cehennem olsun’ diyor.

Biz sohbeti koyula?t?rm??,  tatl? tatl? konu?urken  Kaz?m Amca’n?n k?z karde?i oldu?unu ö?rendi?imiz Sevim Teyze geliyor. Sevim Topalo?lu’nun  e?i ölmü?. Dü?ünlere birlikte gidiyorlarm??. O da sohbetimize dahil oluyor. Merak edip soruyoruz  yeni ç?kan türküleri de ezberliyorlar m? diye. Eski Türküler içimizde yaz?l? diyor Sevim Teyze. ?çinde do?mu? türkülerin . Ne zaman ezberledi?ini o da bilmiyor. ‘Yeni ç?kanlar? da ö?reniyoruz, art?k eskileri pek bilen yok.’

Eskisi gibi köylerden ça?r?l?p  ça?r?lmad?klar?n? soruyoruz. Söze Kaz?m Amca ba?l?yor.

‘Eskisi kadar çok de?il. Durumu iyi olan hem orkestra hem de delbekçi ça??r?r. Biz dü?ünlerde gelen misafirleri kar??lar?z. Misafir gelince biz kar??lamaya ç?kmazsak dü?ün sahibi k?zar. Eskiden k?na gecelerinde delbek e?li?inde k?na yak?l?r, oynan?rd?. ?imdi pek delbekle oynayan yok. Baz?lar? da bizi sever ‘ neymi? bu orkestra, bizim kendi yöremizin delbekçileri gelsin’ derler. Yaza do?ru dü?ünler ba?lar. Köylünün eline üç be? kuru? geçince dü?ün yapar. Eskiden çulun üstünde verilirdi yemekler, ?imdi masa sandalye koyuyorlar. Her ?ey de?i?ti tabi.  Ça?r?lan her köye gideriz. ?yilerle de kar??la?t?k kötülerle de. Baz? köyler çok iyidir. Margaza, F?rnaza kadar giderdik. Köylü iyi kazan?rsa biz de kazan?r?z. Eskiden daha iyiydi tabi. ?imdi  oralarda üzüm de para etmiyormu?.’ Ben diyor Kaz?m Amca  ?stanbul’a ?zmir’ e kadar gittim. Bedia Akartürk’e e?lik ettim. Tam üç sefer ?zmir’e gittim. Kar??yaka’ya gittim. ??ini iyi tatl?ca yaparsan diyor kazan?rs?n. Bütün bunlar? gururla anlat?yor. Sonra içeri gidiyor. Bize te?ekkür belgesini gösteriyor. Çerçevetletti?i belgeye gururla bak?yor. Biz de inceliyoruz. Onun mutlulu?una ortak oluyoruz. ?nsan?n i?ini severek yapmas? ne mutluluk verici bir ?ey. ‘Daha çocuklu?umda babam?n yan?nda giderdim dü?ünlere. ?imdi 60 ya??nday?m. Babamdan ö?rendim mesle?imi. ?imdiki davullar da eskisi gibi de?il.’ Kaz?m Amca eskiyi özlüyor. Yapt??? i?i seviyor. Karde?i Sevim Teyze ve e?i Naciye Teyze de ona hak verircesine ba?lar?n? sall?yorlar. Naciye Teyze bizi içeriye davet ediyor. Size eski türküleri delbekle çalal?m dinleyin diyor. Bahçenin içindeki iki katl? beyaz evin yan?nda küçücük, tek katl? bir eve do?ru yöneliyoruz. Bize yetiyor buras? diyorlar. ?çeri giriyoruz. Duvardaki resim dikkatimizi çekiyor. ‘Kaynanamla  kay?npederim. Nur içinde yats?nlar. Onlardan kald? bu toprak. Ben Dalaman’dan gelin geldim. Kaz?m, yedi ya??nda gelmi? Kayadibi köyünden. Biz onlardan ö?rendik bu mesle?i. Babas? Durmu? Kazo?lu, annesi Fatma Kazo?lu.’ Biraz hüzünlendik ama Sevim Teyze delbe?i eline al?nca hepimiz gülüyoruz. ‘Hastal?k olsa da ölüm olsa da biz çalmak zorunday?z. Her günü bir olmaz insan?n.’

Çal?p söylemek güzel gibi görünse de dü?ününce zor oldu?unu anl?yoruz. Bu s?rada Sevim Teyze ile Naciye Teyze ba?l?yor söylemeye.

Türkmen g?z? katarlam?? mayay?

Aman aman mayay?

A??p gider ?u kar??ki gayay?

……..

Sözlerini tam yakalayamad???m?z bu türküyü  asl?nda daha önceden duydu?umuzu fark ediyoruz. Sevim Teyze türküleri birbirine ekleyerek söylemeye devam ediyor.

Sar?cada bu?day danesi

…….

Çakmak çakmaya geldim

K?na yakmaya geldim

……

Bizim yaylalar?m?z mor mor kekikli

……..

 

Türküleri dinledikçe biz de onlara e?lik ediyoruz. Bizim de söyledi?imizi görünce  sanki daha da mutlu oluyorlar. Bu küçük konser için onlara te?ekkür ediyoruz. Gün ?????n?n doldurdu?u odada  Kaz?m Amca’n?n iki davulu dolab?n üstünde duruyor. Belli ki özenle korunuyor. Hep beraber bahçeye ç?k?yoruz. Güzel bir ö?leden sonray?  payla?t???m?z delbe?in ve köy dü?ünlerinin son ustalar?yla vedala?ma zaman?. Onlar bize, biz onlara te?ekkür ederek ayr?l?yoruz. Arkam?zdan el sall?yorlar. Biz de el sallayarak oradan ayr?l?yoruz.

Onlar, delbe?in Orta Asya’dan ba?layan öyküsünden habersizce  bu yolculu?un bir parças? olmu?lar. Sadece atalardan, ebelerden ö?rendiklerini söyledikleri bu mesle?in iki bin y?ll?k geçmi?inden habersizler.

 

Kam Analar dini törenlerini, ?aman Davulu olarak adland?r?lan ve Delbe?in benzeri olan çalg?lar ile elindeki küçük tokmakla ?aman Davuluna vurur, ?ifa için gelen kad?n?n etraf?nda dönerek birtak?m dualarda bulunur ve son k?s?mda transa girerek ruhlar? yönetip töreni bitirirmi?. Günümüzde farkl?la?arak delbekçi kad?nlarla ya?ayan  bu gelenek umar?z daha uzun y?llar ya?ar. Delbe?in ritmi ile içimizde bulunan kötü ruhlar?n de?il ama kötümser dü?üncelerin gidece?ini umuyoruz.

Cevapla