Pazar,14,Ekim,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » Geçmiş Yıllardan » Röportajlar » 2008 » 2008 Birincilik Ödülü Kazanan Röportaj

2008 Birincilik Ödülü Kazanan Röportaj

ÖSS Döneminde Öğrencilerin Karşılaştığı Sorunlar …

Her yıl yaklaşık 1 milyon 700 bin aday kendileri için belki de en önemli şey olan ÖSS’ye giriyor. Her ne kadar sınava giren öğrenci sayısı bu yıl 1 milyon 565 bin civarına düşmüş olsa da öğrencilerin karşılaştığı sorunlarda bir değişiklik yok. Bizler de bu sorunların tam olarak ne oldu?unu ve sebeplerini araştırmak için 40 öğrenciye ve bu dönemde ailelerin tutumunu öğrenmek için de 40 veliye bir anket uyguladık. Bir konferans için ilçemize gelen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik uzmanı Orhan Keskin ile anket sonuçlarını değerlendirmek amacıyla bir röportaj yaptık.

VELİLERE UYGULANAN ANKET VE SONUÇLARI

1-Çocuğunuzun gireceği sınav sistemi hakkında yeterince bilginiz var mı?

evet-19 kişi     hayır-21 kişi

2-Sizce hangi başarı daha önemlidir?

Mesleki başarı-22 kişi

Okul başarısı-4 kişi

Sosyal başarı-14 kişi

3-Sınavı kazanmak için sadece çalışmak yeterli midir?

evet-14 kişi     hayır-26 kişi

4-Çocuğunuzun geleceği sınavda gösterdiği başarılara mı bağlıdır?

evet-19 kişi     hayır-21 kişi

5-Sizce en başarılı çocuk saatlerce çalışan çocuk mudur?

evet-28 kişi     hayır-12 kişi

6-Sizce çocuğunuz yeteri kadar çalışıyor mu?

evet-14 kişi     hayır-26 kişi

7-çocuğunuzun girdiği deneme sınavların? takip ediyor musunuz?

evet-29 kişi    hayır-11 kişi

8-çocuğunuzun sınavlardan kaç puan almasın? istiyorsunuz?

Ortalama 270

9-çocuğunuza ders çalışmas? konusunda bask? yapıyor musunuz?

evet-15 kişi     hayır-25 kişi

10-Baskının çocuğunuzun çalışmasında etkili oldu?unu düşünüyor musunuz?

evet-15 kişi     hayır-25 kişi

11-çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslar mısınız kıyaslıyorsanız çocuğunuzun bu nedenle başarı sağlayacağını düşünüyor musunuz?

evet-16 kişi     hayır-24 kişi

12-çocuğunuza gerekli desteği verdiğinizi düşünüyor musunuz?

evet-29 kişi     hayır-11 kişi

13-çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanların sıklığı nedir?

Ortalama çok az

14-çocuğunuzun dertleriyle ilgilenebiliyor musunuz?

evet-32 kişi     hayır-8 kişi

15-çocuğunuz size gününün nas?l geçtiğini anlatıyor mu?

evet-24 kişi     hayır-16 kişi

16-çocuğunuzun kendi seçtiği mesleği onaylıyor musunuz?

evet-29 kişi     hayır-11 kişi

17-çocuğunuzun ruhsal durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bize karşı tavırlar değişti-10 kişi

Çok hırçınlaştı-13 kişi

Önceki yıllardan farklı değil-17 kişi

ÖĞRENCİLERE UYGULANAN ANKET VE SONUÇLARI

1-başarılı olmak için sadece çalışmak yeterli midir?

evet-4 kişi     hayır-36 kişi

2-Ders çalışmaya nas?l başlarsın?

Ailemin zorlamas?yla-4 kişi

Kendi isteğimle-36 kişi

3-Hayatta iyi bir pozisyona gelebilmenin tek yolunun sınavda başarıl? olmak oldu?unu mu düşünüyorsun?

evet-13 kişi     hayır-27 kişi

4-sınavda başarısız olursanız insanların sizin zeka seviyenizden şüphe edeceğini mi düşünüyorsunuz?

evet-13 kişi     hayır-27 kişi

5-başarısız olursanız çevrenizdekilerin size hangi gözle bakacağından endişelenir misiniz?

evet-33 kişi     hayır-7 kişi

6-Kendini istediklerini yapabilecek kadar güçlü hissediyor musun?

evet-28 kişi     hayır-12 kişi

7-çalışmalarını yeterli görüyor musun?

evet-1 kişi     hayır-39 kişi

8-sınav kaygısını nasıl tanımlarsın?

Büyük bir eziyet-26 kişi

başarmak için olması gereken şey-14 kişi

9-sınavda başarısız olma sebebinin ne olduğunu düşünüyorsun?

Aşırı heyecan-5 kişi

İsteksizlik-9 kişi

Zaman problemi-6 kişi

Dikkat eksikliği-20 kişi

10-sınavdan önce daima gergin ve sıkıntılı olur musun?

evet-18 kişi      hayır-22 kişi

11-Önemli bir sınava girecek olman uyku düzenini bozar mı?

evet-26 kişi      hayır-14 kişi

12-sınavlardan başarısız sonuç almanız sizi nasıl etkiliyor?

Motivasyonumu arttırıyor,daha da çalışmak istiyorum-6 kişi

çalışma isteğimi azaltıyor-32 kişi

Bir etkisi olmuyor-2 kişi

13-Neden sınav stresi yaşıyorsun?

çalışmalarımı son yıla bıraktım-10 kişi

Ailem baskı yapıyor-1 kişi

Bilgi eksiğim var-20 kişi

sınavdan korkuyorum-9 kişi

14-Meslek ve okul seçiminizi neye göre belirliyorsunuz?

Kendi yeteneklerime uygun olarak-38 kişi

öğretmenlerimin yönlendirmesiyle-2 kişi

Aile baskısıyla —

15-Ailen seçtiğin mesleği onaylıyor mu?

evet-33 kişi     hayır-7 kişi

16-Yer aldığın sosyal uğraşların kaç tane?

Bir-7 kişi

Biden fazla-10 kişi

Hiç yok-23 kişi

18-Sosyal hayatına ne kadar zaman ayırıyorsun?

Her gün birkaç saat-17 kişi

Haftada bir gün-15 kişi

Ayıramıyorum-8 kişi

19-sınav döneminde ailenizin size karşı tutumu nasıl oluyor?

Aşırı baskı yapıyorlar-6 kişi

İlgisiz davranıyorlar-4 kişi

Ailem bana karşı anlayışlı davranıyor-30 kişi

20-Ailen seni başkalarıyla kıyaslıyor mu?

evet-20 kişi     hayır-20 kişi

21-Eğer kırık not alırsam annem ve babam büyük hayal kırıklğıına uğrar.

evet-25 kişi     hayır-15 kişi

22-Ailenle yeterince vakit geçirebiliyor musun?

evet-15 kişi     hayır-25 kişi

23-Ailenin mesleğinin başarını etkilediğini düşünüyor musun?

evet-12 kişi     hayır-28 kişi

24-Ailen sana gereken desteği veriyor mu?

evet-32 kişi     hayır-8 kişi

25-Hayatınızdaki önem sırası nedir?

Çoğunluğa göre;

1.sırada:sağlık        2.sırada:aile         3.sırada:arkada?         4.sırada:sınav

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız

Adım Orhan Keskin. Erzurum Atatürk Üniversitesi  Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunuyum. 7 yıldır İzmir’de görev yapıyorum.çalıştığım dershanede her yıl ÖSS’de birincilik ikincilik ve benzeri dereceler alan öğrenciler yetiştiriyoruz. Asıl branşım ÖSS konusunda öğrencilere rehberlik yapmak ve velilere de bu konuda seminerler ve çeğitli sunumlar yapmaktır. ÖSS’ye hazırlanan binlerce öğrenciye çeğitli başarı stratejileri,sınav kaygısından kurtulma ve ders çalışma taktikleri ile ilgili seminerler de yapıyorum.

Yarıdan fazla velinin çocuğunun gireceği sınav sistemi hakkında yeterince bilgisi yok.Fakat çocuklarından beklentileri büyük.Velilerin bu tutumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Her veli çocuğunun doktor, mühendis, hakim, savc?, öğretmen olmasın? ister.Bu onların en doğal hakkıdır.Bunu öğrencilerin çok fazla abartmamaları gerekiyor. İlerde onlar da anne,baba oldukları zaman muhtemelen onlar da ayn? şeyi isteyecekler. Şimdi burada anne ve babalar çocuklarının iyiliği için yani gençliğinin en güzel yıllarını, olumlu şekilde, verimli bir şekilde, daha sağlıklı bir şekilde kullanmalarını istedikleri için onlara yükleniyor. Dünyanın her yerinde veliler öğrencilerden bir beklenti içindedir. Aileler sınav sistemi hakkında bilgi sahibi olsa çocuklarına daha bilimsel açıklamalarda bulunabilirler. Ders çalış demek  yerine, aldıkları puanlarla kazanabilecekleri yerleri söyleyebilirler, çocuklarının iyi bir bölüme girmesi için gerekli puanı söyleyebilir ve ders çalışma planını buna göre hazırlayabilirler. Bu şekilde alternatif üretecekler.Veliler de zaten bunu yapmalı öğrencilere ders çalışmalısın demek yerine alternatif üretmeli. Veliler sınavına hazırlık sürecinde bize düşen görevler nelerdir demeli ve buna göre davranmalıdır.

Veliler mesleki başarıyı sosyal başarıdan önemli buluyorlar. Sizce önemli olan hangisidir?

En çok aranan insan modeli sosyal ilişkileri yüksek kişilerdir. Sosyal ilişkileri zayıf olan insanların mesleki ilişkileri de zayıf olur. Bu açıdan sosyal başarı önemlidir ancak başarıyı mesleki bir kariyerle süslemek mükemmeliyeti yakalamak gibidir, daha etkili, güzel bir sonuç ortaya çıkarır.

Buna göre sosyal başarı ve mesleki başarının birbirini tamamladığını söyleyebiliriz.

Velilerin çoğu öğrencilerin ise birkaçı başarılı olmak için çalışmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Öğrenciler ve veliler arasındaki bu görüş farklılığının kaynağı ne olabilir?

Velilere başarı için ne gerekli diye sorulduğu zaman kesinlikle çok çalışmak der. Öğrenciler ise buna inanmıyor; çünkü çok fazla çalışmıyor. Bu yüzden de başarı için çok fazla çalışmaya gerek yok diyorlar. Ancak başarılı insanların hayatını incelediğimizde bu insanların çok fazla çalıştıklarını ve birçok noktada fedakarlık yaptıklarını görüyoruz. Öğrenciler bu konuda biraz ütopik ve hayalperest davranıyor ve kendi kendilerini avutuyorlar. Ancak başarı için sadece çok çalışmak da yetmez, sağlıklı bir iletiğim de gerekir. Bir öğrencinin en önemli iği ders çalışmaktır. Ben çalışmadan da başarılı olabilirim diyen biri varsa kendi kendini avutuyordur.

Peki en başarılı çocuk  saatlerce çalışan çocuk mudur? Velilerin çoğu çocuklarının öğrenme kapasitesini bilmeden bu görüşü savunuyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Çok fazla çalışarak herkes başarılı olamaz. Herkesin kendine özgü bir karakteri vardır bazıları iki saat çalışarak başarıyı yakalarken bazıları bunu altı saat çalışarak yapabilir. Planlı bir şekilde 1-2 saat ders çalışan bir öğrenci başarılıdır diyebiliriz. Ancak çalışmayarak tüm dersleri son iki aya sıkıştırıp toplu bir öğrenme gerçekle?tirmeye çalışanlar da var. Bu kesinlikle yanlış bir tutumdur. En düzenli ders çalışma belli bir plan dahilinde yapılandır.

Velilerin bir kısmı çocuklarına çalışmaları konusunda baskı yapıyor ve bunun çocuklarının çalışmasında etkili olduğunu düşünüyor. Sizce baskı yapmak ne kadar doğrudur?

Eğitimcilerin bu soruya cevabı kesinlikle çocuk üzerinde bask? kurmayın olur; ancak ben buna karşıyım. Aileler öğrenci üzerinde baskı kurmayacak ama bir araya gelecek ve ortak bir nokta bulacak. Ailelerin çocukların? kendi haline bırakması da doğru değil. Öğrenci eğer sadece baskı kurarak ders çalışıyorsa bu da gerekli olabilir. Örneğin; çocuk sabahtan akşama kadar dışarıda geziyor ve gece birde ikide eve geliyor bu aile ne yapsın? Bunların bir araya gelip ortak bir nokta bulması gerekiyor.

Peki Aşırı baskı ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Aşırı baskı beraberinde yalanları getirir, öğrenci ders çalışmaktan nefret etmeye başlar, çalışma isteği azalır,aile ilişkileri zarar görebilir çocuk yavaş yavaş kendini dışarı atar ve derslerden uzaklaşır. Fazla baskı beraberinde bir çok sorunu getirir.

O zaman abartıya kaçmamak  ko?uluyla baskının gerekli olduğunu söyleyebiliriz.Peki çocukların kıyaslanması hakkında ne düşünüyorsunuz? Velilerden bazıları kıyaslamanın doğru olduğunu, çocuğu çalışmaya daha da teşvik ettiğini söylüyor.

Kıyaslanan öğrenciler kıyaslandıkları kişiye karşı düşmanlık beslerler. Aileler çocuklarını olduğu gibi kabul etmek zorundadırlar. Belki o kıyaslanan öğrenci daha önce özel okullara dershanelere gitti. Her öğrencinin alt yapısı aynı değil bu nedenle kıyaslamak kesinlikle yanlış bir tutum.

Velilerin çoğu sınav döneminde çocuklarıyla vakit geçirememekten yakınıyorlar.öğrenciler de aynı şekilde.Aile bu konuda ne yapmalı?

Sınav süreci içerisinde aileler çocuklarına mutlaka vakit ayırmalı. öğrencilerle sohbet edilmeli sorun ve sıkıntıları dinlenmeli, onlara destek olunmalıdır. Aksi halde çocuk içine kapanır kendini başka şekillerde ifade etme yoluna gider.

Öğrencilerin çoğu sınav kaygısını büyük bir eziyet olarak görüyor. Onların bu düşüncesi hakkında ne söylemek istersiniz? Sizce sınav kaygısının kaynağı nedir?

Sınav kaygısının kaynağı korkudur. Bu korkunun kaynağı da kaygılanılan şey hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olunmamasıdır. Bilgi eksiği olan öğrenciler de sınavdan korkar, bu da beraberinde kaygıyı getirir. Sınav stresi yaşayan öğrencilerin kaygıları çok fazla, mesela bu konuda bir araştırma yapılmış . Sonuçlar oldukça ilginç. Buna göre öğrencilerin yaşadığı sınav kaygısı genel cerrahi ameliyatına girecek kişilerin kaygısından fazla. Bu da demek oluyor ki öğrenciler ciddi anlamda kaygı ve panik yaşıyor. Ancak öğrenciler bunu eziyet olarak görmemeli, ben ne kadar az kaygılanırsam o kadar iyi motive olurum diye düşünebilmelidir.

Peki kaygının sağlık üzerinde etkisi var mıdır?

Aşırı kaygının insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi kesinlikle vardır. Özellikle mide hastalıkları, ülser, gastrit gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. İleri safhalarda depresyona giren ve panik atak yaşayan insanlar var. Ciddi anlamda sağlık sorunları ortaya çıkıyor diyebiliriz.

Velilerin ço?ğu bu dönemde çocuklarının çok hırçınlaştığını söylüyor. Sizce sınav kaygısıyla ortaya çıkan bu davranış bozuklukları nasıl giderilebilir?

Davranış bozuklukları derken iyi analiz yapılmalı. Öğrenci gerçekten sapkın davranışlarda mı bulunuyor yoksa normal bir sınav kaygısı ve heyecanı mı yaşıyor. Öğrenci normal derecede sınav kaygısı yaşıyorsa bu sorun değil ama kendine ve çevresine zarar verir duruma geldiyse bu tedavi edilmelidir.

Yani Aşırı olmadığı sürece kaygının başarı için normal; hatta gerekli olduğunu mu söylüyorsunuz?

Evet, fazla olmadığı sürece  sorun yok.

Öğrencilerin çoğu sınavda başarısız oldukları zaman çevrenin kendilerine hangi gözle bakacağından endişeleniyor. Hatta insanların, onların zeka seviyelerinden şüpheleneceğini düşünenler de var. Bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu sınav benim görüşüme göre tamamen zekâyı ölçmüyor. Sadece zeki insanlar bu sınavı kazanıyor diye bir durum yok. Çevre baskısı muhtemelen hep olacaktır, bu doğaldır ancak abartılmaması gerekir. Çevreden baskı yerine destek gelmeli.

Öğrencilerin büyük bir kısmı sınavlardan başarısız sonuç aldığı zaman bu durumun çalışma isteğini azalttığını, bazıları ise bu durumun motivasyonunu ve çalışma isteğini arttırdığını söylüyor. Sizce doğru olan hangisi?

Bu durum kişiden kişiye değiğiyor bazı kişiler tamamen kendini bırakabilirken bazıları kendilerine çeki düzen veriyor. Doğru olan ise her bir problemden başarılı sonuçlar çıkartmaktır. Kişi kendine benim şu an eksikliklerim ve hatalarım neler, bu sorunları nasıl ortadan kaldırabilirim diye sormalı; bunlara çözüm aramalıdır.

Sosyal uğraşların stres üzerinde yatıştırıcı bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz? Çünkü sonuçlara göre çoğu öğrencinin hiçbir sosyal uğraşı yok.

Tabi ki öğrenciler sosyal ilişkilere girdikleri zaman günlük kaygılarından biraz olsun uzaklaşacaklar, rahatlayacaklardır. Bunu kesinlikle boşa geçirilmiş bir zaman olarak görmemeleri gerekir. Aksine bu onların motivasyonunu daha da arttıracaktır. Fakat bunu  bilinçli olarak yapmalılar, sınırını bilmeliler. Eğer aşırıya kaçarlarsa bu öğrenciye zarar verir.

Genelde öğrencilerin hayatı sınav döneminde sadece dershane, okul, ev çerçevesinde sınırlı kalıyor ve bu kişiler sosyal hayatlarını geri plana atıyorlar. Hatta kimilerinin sosyal hayatı hiç yok diyebiliriz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Çok çalışan bir insan anti-sosyal mi oluyor? hayır. Özellikle son zamanlarda öğrenci derslerine daha fazla yoğunlaşmalı, daha çok konsantre olmalı ve o işi halletmeye bakmalıdır. Bunları yapması için öğrencinin tabi ki bazı fedakarlıklar yapması gerekiyor. Mesela çevreyle irtibatı koparmaları derslerine daha fazla yoğunlaşmaları gerekiyor. Hazirandan sonra bütün sorunlar ortadan kalkacaktır.

Öğrencilerden ailelerinin mesleğinin başarısını etkilediğini söyleyenler de var. Sizce ailenin mesleği çocuğun başarısını etkiler mi?

Ben buna katılmıyorum. Bazı aileler biliyorum iyi eğitim almış fakat çocuklarıyla irtibatı koparmışlar. Bazıları ise eğitimsiz; ama çocuklarıyla çok iyi irtibat kurabiliyorlar. Böyle bir genelleme yapılamaz.

O zaman çocuk burada bir savunma mekanizması mı uyguluyor?

Evet, başarısızlığını kabullenemediği için karşı tarafı suçluyor olabilir.

Öğrencilere hayatlarındaki önem sırasını sorduğumuzda sınavı aile ve arkadaşlarından öne alanlar var. Sizce sınav bu kadar önemli bir şey mi?

Sınava  aşırı anlam yüklemek doğru değildir. Eğer öyle yapılırsa bazı problemler yaşanabilir o zaman öğrenci panik yapmaya başlar. Sınav sadece araçtır. Sınav her şeydir, sınavı kazanamazsam bittim gibi kavramlar sınavı daha da zorlaştırır.

Bu tutumun yanlış olduğunu söylüyorsunuz. Bir de arkadaşlarını ailelerinden daha öncelikli görenler var. Bunun sebebi öğrencinin arkadaşlarından daha fazla destek alması olabilir mi?

Tabi ki bunun büyük bir etkisi vardır. Mesela ailevi problemler yaşayıp ihtiyacı olan desteği arkadaşlarında bulanlar aileden soğuyup arkadaşlarına yönelebilirler.

Öğrencilerin içinde bulunduğu ruhsal durum başarıyı etkiler mi?

Mutlaka etkiler. İçinde bulundukları psikolojik süreçte aile yada arkadaşlarla olan sorunlar, kötü iletiğim öğrencileri olumsuz etkiler. Kişi olumsuz düşüncelerden kendisini soyutlamalıdır.

Çoğu öğrencinin kendine güveni yok. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu zamanla oluşacak bir şeydir. Puanlar arttıkça özgüven de artacaktır.

Sınav döneminde öğretmenlere düşen görevler nelerdir?

Burada öğretmenlere çok büyük iş düşüyor. Öğretmenlerin korkutucu yönünden ziyade, rahatlatıcı yönlerini öne çıkarmaları gerekmektedir. Sınava hazırlanan öğrencilerle sık sık sohbet etmeleri gerekiyor. Yani burada taktik vermeleri gerekiyor. Mesela  öğrencilerin puanları düşükse nasıl yükseltebilirler, günde kaç soru çözmeliler, kaç saat ders çalışmalılar, ve hangi derslere yoğunlaşmalılar… Bu gibi konular hakkında bilgi sahibi olup öğrencileri yönlendirmeliler.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Tüm öğrencilere başarılar diliyorum. Hayalleriniz suya düşünce üzülmemek için önceden onlara yüzmeyi öğretin.

Cevapla