Perşembe,13,Aralık,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » 2014 Röportajlar » Çam Fıstığı – Röportaj
Çam Fıstığı – Röportaj

Çam Fıstığı – Röportaj

2014 Yılı 7. Fethiye Uluslararası Kültür Sanat Günleri RÖPORTAJ YARIŞMASI

RÖPORTAJIN ADI: ÇAM FISTIĞI

RÖPORTAJIN KONUSU: Yatağan/Katrancı Köyüne ait çam fıstığının tanıtımı ve çam fıstığının oluşumu

RÖPORTAJIN AMACI: Çam fıstığını tanıtmak, çam fıstığının oluşumu hakkında bilgi vermek, yakın çevrede bulunan ürünler hakkında bilgi sahibi olmak

OKUL: Yatağan Anadolu Lisesi

ÖĞRENCİLER: Kamil KARYAĞDI, Burak KARAKAŞ, Kağan AKPINAR

ÖĞRETMEN: Şule AKSAKAL AVCI

ÇAM FISTIĞI

Çam fıstığı ile ünlü Katrancı Köyü, Yatağan’a 24 km. uzaklıkta yaklaşık 2000 nüfuslu bir orman köyüdür. Köydeki çam ağaçlarından elde edilen çam fıstığı, köylünün deyimiyle künar, köyün en önemli geçim kaynağıdır. Çam fıstığı ticareti sayesinde köy halkının gelir düzeyi de gelişmiştir.

Köye girdiğimizde çam ağaçları ve eski yapıdaki taş ve ahşap yapımı evler hemen dikkatimizi çekmektedir.

Köyde bizi karşılayan Kamil amcanın evine gidiyoruz ve çam fıstığı hakkında kendisiyle konuşuyoruz.

Kamil amca yıllardır bu işle uğraştığını ve büyüklerinden bu işi öğrendiğini söyledi. Kendisinin de ifadesiyle “kozakçılık işleri”, kasım ayından mayıs ayına kadar süren bir uğraş olup tüm köylünün bir arada bulanarak yaptığını anlattı. İşlerin nasıl olduğunu sorduğumuzda Kamil amca: “Köydeki hemen herkes bu kozakçılık işiyle uğraşır. Zahmetli bir iş olsa da alıştık. Gerçi şimdi makineler var, o yüzden daha da kolaylaştı. Önceden çam fıstıklarını tek tek elimizle kırardık. Uğraşırdık. Ben bu iş için birçok yeri gezdim. Ticaretini yaptım. Kozalağın her şeyini değerlendirmeye çalıştım.”  dedi.

Kamil amca evinde beklettiği kozalakları ve çam fıstıklarını da bize gösterdi.

Bu iş başladığı zaman köyün erkekleri ağacın başına çıkarak ağaçtaki kozalakları “keye” dedikleri çengelle dökerler. Dökülen kozalakları dağda bırakmayıp evlerinin önüne getirirler ve ortak olunan kişilerle bölüşüldükten sonra bu kozalakları köylüler daha kolay açılması için yazın sıcakta bekletirler. Sonrasında ise bekletilen kozalakların içinden çıkan kabuklu çam fıstıklarını bir kenara ayırırlar. Açılan bu kozalakları, köylüler buna “kapıldak” demektedirler, çeşitli yerlerde kullanmak üzere değerlendirirler. Köylüler bunları bazen bir süs eşyası olarak bazen de kışın yakacak olarak kullanırlar.

Kozalakların içinden ayrılan kabuklu çam fıstıkları ise gölge olan yerlerde çuvallara konularak hazır edilir. Köy kadınları bir araya gelerek kabuklu çam fıstıklarını kırarlar ve meyvesini ortaya çıkarırlar. Bu işin son aşaması olan çam fıstığı “künar” haline getirirler. Bu işlem son zamanlarda Kamil amcanın da dediği gibi makineler yardımıyla yapılmaktadır.

Kamil amca bu çam fıstıklarının “künarların” çok önemli bir yiyecek olduğunu ve gerek kavrulduğunu gerekse künar karması dedikleri tatlı yaptıklarını ve yemeklerin, dolmaların içine koyduklarını böylece sofraları çeşitlendirdiğini ve lezzet kattığını belirtti.

Düğünlerde gelen misafirlere yemeklerin yanında ikram edildiğini de belirten Kamil amca bu işin devamlılığının sağlanması için çaba gösterdiklerini ve bu yüzden kuşaktan kuşağa aktarılması gerektiğini söyledi.

Yoruma kapalı.