Pazar,16,Eylül,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » 2014 Röportajlar » Doktorlar – Röportaj
Doktorlar – Röportaj

Doktorlar – Röportaj

2014 Yılı 7. Fethiye Uluslararası Kültür Sanat Günleri RÖPORTAJ YARIŞMASI

RÖPORTAJIN ADI: DOKTORLAR

RÖPORTAJIN KONUSU: Doktorların meslek hayatı

RÖPORTAJIN AMACI: Doktorların çalışma hayatında yaşadıklarrını anlatmak

OKUL: Fethiye Fatih Anadolu Lisesi

ÖĞRENCİLER: Beyza OKÇUER, Elif KORKMAZ

ÖĞRETMEN: Kamil GÜNAY

DOKTORLAR

DOKTOR İSMAİL EKERCİN;

1)Yaptığınız işten bahseder misiniz?

Aile Hekimliği; aileleri bölgesel olarak kaydedip, kendi bölgelerindeki tüm sağlık sorunları ile ilgilenir. Ayrıca bireyler hasta olmadan koruyucu sağlık hizmeti vermek, onları bilinçlendirmektir.

2)Doktor olmaya nasıl karar verdiniz?

Doktor olmayı aslında ben istemedim. Anne ve babamın zoruyla doktor oldum. Kendim bir meslek seçebilseydim Fizik Mühendisi olmak isterdim. İmamhatip lisesinde okuyordum. Okuduğum lisede üniversite sayısal bölümden giden sadece ben vardım.

3)Çalışma hayatınızdan memnun musunuz?

Evet , memnunum.

4)Burada çalışırken hissettiğiniz duygular nelerdir?

Doktorluğu sadece para için yapıyorsanız zevk almazsınız. Bu işi büyük bir zevk alarak yapıyorum. Mesleki tatmin duygusu vardır. Doktorlukta da mesleki tatmin duygusunu hissederseniz sizi mutlu eder. Eğer doktorluğu para için yaparsanız mesleki tatmin duygusu duymazsınız. Ben mesleki tatmin duygusunu yaşayabiliyorum.

5)İnsanları iyileştiriyor olabilmek nasıl bir duygu?

Güzel bir duygu. Yardımımıza ihtiyacı olan insanlara yardım etmek çok güzel ve kutsal bir şey. Ayrıca insanların bana güven duyması da mutluluk veriyor. Çünkü gelen hasta ile aramızda geçen konuşmalar ,bize verilen sırları hiçbir zaman açığa vurulmuyor. Ben evime gittiğim zaman iş yaşantımda olanları hiç kimseye anlatmam. Eşime bile o gün yaşadığım olayları anlatmam. Çünkü hastam ve benim aramda üçüncü bir kişiye yer yoktur. Hangi mesleği yaparsanız yapın ,insana dokunabilen ve empati kurabilen tek meslek doktorluktur. Başka hiçbir meslek sizinle bu kadar mahremiyetinizi paylaşmaz. İnsanların bize verdiği güven duygusu çok özel bir duygu.

6)Doktorluğun avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Doktorluğun pek çok iyi yönü var. Dezavantajı ise doktor olana kadar zor ve yıpratıcı bir yol vardır. Örneğin uzun nöbetleri vardır.

7)Mesleğinizden dolayı bazı psikolojik sorunlar ve stres yaşıyor musunuz?

Tabiki yaşıyorum. Sabah mesaimin başlayıp akşam bitene kadar on beş dakika arayla insanların şikayetlerini, acılarını dinleyip çözüm bulmaya çalışıyorum. Örneğin sen akşama kadar senden onların şikayetlerini dinlemen istense ne kadarını dinleyebilirsin ya da sen olsan stres yaşamaz mısın? Elbette yaşarsın. Çünkü akşama kadar sorunları olan insanlarla karşılaşıyorsun. Kimse seninle sevincini paylaşmıyor.

8)Doktor olduktan sonra hayatınız ne yönde etkilendi?

İnsanların hem ruh halini, hem güçlü yönlerini, hem çok zayıf yönlerini bilince aslında güçlü görünen insanların ne kadar zayıf, kibirlenen insanların hastalanınca ne hale geldiğini görme fırsatım oldu. Örneğin ne kadar zengin insanlar gördüm. Arabası, jeepleri, evleri vardı. Ama kanser olduğunu öğrenince ne evi geldi aklına, ne de arabaları. Şimdi sağlığım olsunda evim ,arabam olmasın diyor. İşte insanların çeşitli yönlerini gördüm ben doktorlukta, onları tanıma fırsatım oldu.

9)Hastanede bu koku sizi rahatsız etmiyor mu?

Bu koku bizi rahatsız etmez. Sizleri rahatsız eder. İster klinikte, ister morgda, ister laboratuvar da olalım bizi rahatsız etmiyor.

10)Hastanelerde kavgalar oluyor, sizin başınıza geldi mi? Bu nasıl önlenebilinir?

Acılı insanlar öfkeli olurlar. O öfkeli insanların karşılarındaysa biz doktorlar oluruz. Ama yine de bizimle kavga ederler sonra hastalarını bize emanet ederler.

Örnek verecek olursam ;bana hastalarını getirseler ve benle kavga etseler ,bende onlara ’olmaz, ben size küstüm’ deyip gitsem bana yalvarmaya başlarlar.

Bu tepkiler o anki acı ve korkuyla verilen tepkilerdir. Elbette benim de başıma böyle şeyler geldi.

11)Doktor olmak isteyenlere ne önerirsiniz?

Uzun bir yolu ve yorucu bir yolu var. Mezun olunca öğrenilmesi bitmeyen bir meslek. Doktorluk yerinde sayılmasına izin vermez. Tıp Literatüründe her 5yılda bir bilgi yenilenmesi oluyor. Bunları takip etmek gerekir. Sayısal bölümden gidilmesi gerekir. Sayısal mesleklerin sınavları çok zordur. Soruların en az %95 ini doğru cevaplamak gerekir. Sayısal bölümde okumak öğrencileri yorar. Mesela Doktorluk ve Mühendislik sayısal bölümdedirler.25000 gibi bir civarda mühendisliği tutturabilirsiniz ama 8000 den aşağıda tıp yok. Tıbbı seçmeden önce ‘ben bunu yapabilirim ‘ya da ‘ ben bunu yapamam ’şeklinde kendini analiz etmesi gerekir. Yapabileceğinize inanıyorsanız tıbbı seçmelisiniz. Çok uzun bir eğitim hayatı var. Şimdi 6 yılda bitiriliyor fakat gelecekte 8 yıla çıkabilir. Mutlaka uzun nöbetleri olacak. Doktorluktan emekli olunmaz, doktorluktan ölünür. Sadece hastanede değil her yerde doktor olmanız gerekir. Mesela pazarda alışveriştesin orada bayılan birine mesaim bitti deyip yardım etmemezlik yapamazsın. Örnek verecek olursam; Cuma namazındaydım. Camii nin üst katında namaz kılmaya hazırlanıyordum. Camii hocası hutbe okuyordu. Aşağı katta bir adam fenalaşmış herkes şaşkın şaşkın bakıyordu. Cuma namazındayım diye o adama yardım etmemezlik yapamazdım. Hocayı durdurdum, aşağı indim, cemaati açtım ve o adamı dışarı çıkarttım. İşte doktorluk böyle fedakarlıklar ister. Doktor olmak istiyorsanız bunları yapabiliyor olmanız gerekir.

12)Son olarak, bize doktorlukla ilgili söylemek istedikleriniz var mı?

Hastamızın canını acıtırız, eline sağlık der. Yani onlara iğne yapıyoruz, bize teşekkür ediyorlar. Sağlık ertelenmeyen bir ihtiyaçtır. Birilerine yardım etmek içim sizin nerde olduğunuz hiçbir şey değiştirmez. Hayatınızdaki her noktada doktorsunuzdur. Doktorluktan emekli olunmaz. Size minnettar kalırlar. Ücretini istersen nefret ederler. Para getirdiği zaman değeri kalmaz. Hiç kimsenin kapısını gece 3 de çalamazsınız ama doktorun kapısını çalabilirsin. Çünkü doktor her yerde doktordur.

Yoruma kapalı.