Pazar,16,Eylül,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » 2014 Röportajlar » Türkiye’de Futbol Üzerine Sorunlar ve Çözümler – Röportaj
Türkiye’de Futbol Üzerine Sorunlar ve Çözümler – Röportaj

Türkiye’de Futbol Üzerine Sorunlar ve Çözümler – Röportaj

2014 Yılı 7. Fethiye Uluslararası Kültür Sanat Günleri RÖPORTAJ YARIŞMASI

RÖPORTAJIN ADI: TÜRKİYE’DE FUTBOL ÜZERİNE SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER

RÖPORTAJIN KONUSU: Futbol üzerine Sorunlar

RÖPORTAJIN AMACI: Genç nesillere futbol ahlakı kazandırmak

OKUL: Fethiye Anadolu Lisesi

ÖĞRENCİLER: Burakhan ÇALIŞKAN, Mustafa KOCATEPE

ÖĞRETMEN: Mehmet YILDIRIM

Türkiye’de Futbol Üzerine Sorunlar ve Çözümler

Burakhan: Günümüzde Avrupa’da insanlar şehirlerinin takımlarını desteklerken 81 şehrimizin 80’inde İstanbul takımlarını destekleyen sayı çoğunlukta,sizce bu Türkiye’yi ve medyayı nasıl etkiliyor,İstanbul takımları neden ön planda?

Engin İPEKOĞLU: Öncelikle günümüzde futbol takımlarına baktığımızda en köklü kulüpler İstanbul’da,Galatasaray Fenerbahçe ve Beşiktaş’a baktığımızda ilk kurulan takımlardan olduğu görülüyor.Bunun dışında Bursaspor ve Eskişehirspor örneği verebiliriz,özellikle kendi sahalarında oynadıkları maçlarda şehrin takıma ciddi desteği vardır.Bunları çoğaltabiliriz,bizden de örnek verebiliriz,80 90 bin kişilik şehirde 9-10 bin kişilik taraftar grubunun stada gelmesi çok anlamlı.O şehrin %10’unun maça gelmesi gayet iyi bir rakam ancak şu bir gerçek hepimiz,ben de dahil olmak üzere çocukluğumuzdan başlayarak İstanbul takımlarına,üç büyüklere destek vermişizdir,en basitinden mahalle maçında ben Galatasaray’ım ben Beşiktaş’ım dendiğinde ben de o zaman Fenerbahçe’yim derdim.

Mustafa: Sizce futbolda saha içinde ve saha dışındaki şiddetin sebebi nedir? Önlemler ne olabilir?

Engin İPEKOĞLU : Öncelikle söylemeliyim ki Avrupa kulüplerinde özellikle saha içinde bu derece şiddet yok,izlediğimiz Avrupa maçlarında insanların stada geliş gidiş amaçları,futbola hangi mantıkla baktıklarını düşündüğümüzde neden  Avrupada şiddet yok anlıyoruz,insanlar futbolu oyun olarak,eğlence aracı olarak izliyor,oynuyor.Hafta sonu gidip,izleyeceğim takımımız kazansa da kaybetse de benim orada geçireceğim bir buçuk iki saat benim için keyiftir gözüyle bakıyorlar,Türkiye’de ise bu durum farklı,ben Beşiktaş’ta da Fenerbahçe’de de şampiyonluklar yaşadım,Türkiye’deki birinci olursan kazanır ikinci olursan kaybedersin,sadece şampiyonluğun başarılı kabul edildiği bir ülkede yaşıyorsak tabi ki şiddet de olacaktır,futbolun bir spor müsabakası olduğunun farkına varmalıyız,sorunun çözümüne gelirsek eğitimsizliği halletmeli ve insanları öncelikle ahlak konularında eğitmeliyiz. ,biz göremeyiz inşallah siz görürsünüz,bunları siz yapacaksınız.

Burakhan: Avrupa’da az bir Türk nüfus olmasına rağmen Mesut Özil gibi oyuncular parlamıştır,Türkiye’de neden yıldız futbolcu yetişmiyor,yetişse de kariyerine Türkiye’de devam etmiyor?

Engin İPEKOĞLU : Türkiye’de genç,yetenekli oyuncu yetişmemesi ülkemizin en büyük sıkıntısı.Bundan 10 yıl önce antrenörü de olduğum bir ümit milli takım vardı,işte Volkan,Hamit Altıntop,Tuncay Şanlı gibi oyuncuların olduğu bir milli takımdı,bu jenerasyon A milli takıma çıktı.Bundan sonra ise maalesef tek tük birkaç oyuncu dışında altyapıdan yetenekli futbolcu çıkmadı,kendilerini gösteremediler.Özellikle altyapıda doğru eğitim verilmiyor,gereken önem gösterilmiyor.

Tabi ki zaman içerisinde yetenekli olan futbolcular bir yere geliyor ama yetenekli olup da gereken eğitimi almayan,önem verilmeyen futbolcular silinip gidiyor.Öncelikle altyapıdan başlanması gerekiyor.Altyapılardaki hocaların iyi eğitimciler olması gerekiyor.Tabi ki benim şahsi görüşüm Türkiye’de yaklaşık 9-10 tane yabancı oyuncu hakkı tanınıyor.Tabi ki altyapıda yetenekli bir oyuncunun kendini göstermesi zorlaşıyor,en azından genç yetenekli oyuncunun kulübede oturması gerekiyor ancak elinde kulübede oturan yabancılar olunca gençlere fırsat vermek zorlaşıyor bence öncelikle yabancı sayısı azaltılması gerekiyor ki altyapıdan gelen oyuncunun zaman zaman kadroya alınması,zaman zaman oyuncuya fırsat verilebilsin.Bizde maalesef oyuncu takımda fırsat bulamıyor,birçoğu üçüncü liglere kiralanıyor,üçüncü lig düzeyinde öğrenebilecekleriyle süper lig düzeyinde öğrenebilecekleri çok fark ediyor.

Mustafa: Türkiye’den yurt dışına futbolcu gitmemesinin sebebi nedir?

Engin İPEKOĞLU: Baktığımız zaman Türkiye’de yurt dışında oynayabilecek kapasitede Türk oyuncu yok mu? Var,ama Türkiye onlara yetiyor,birincisi şan,şöhret,çünkü Avrupa’nın hiçbir bölgesinde göremeyecekleri ilgi ve itibarı görüyorlar.ikincisi para,örneğin x oyuncusu burada bir lira kazanıyorsa yurtdışında net olarak o parayı kazanabilmesi için iki lira alması lazım çünkü %50’si vergiye gidiyor.Türkiye’de kazandığı parayı Avrupa’da hiçbir kulüp o oyuncuya vermez.Sokakta gördüğü ilgiyi alakayı da Avrupa’da görmez,onun için tabi ki Türkiye’de kalıyor oyuncularımız.

Burakhan: Sahasında Fenerbahçe’yi 2-1 yendiğiniz maçın öncesinde sahaya neden ”Yüce Atatürk” t-shirtleriyle çıkma ihtiyacı hissettiniz?

Engin İPEKOĞLU: Ne benim ne de futbolcuların bahsi geçen t-shirtlerden haberimiz yoktu,yönetimimizin düşüncesiydi,bizler t-shirtleri maçtan 15-20 dakika önce gördük ve gururla da çıktık sahaya.Neden düşünüldüğüne gelirsek de bunu daha önce maçtan hemen sonra verdiğim röportajda da belirttim,bizler Cumhuriyetimizin kurucusu olan Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını zaten milli bayramlarımızda,özel günlerde anıyoruz,neden normal zamanlarda da anmayalım ki.

Mustafa: Bu düşünceniz özellikle sosyal medyada çok beğenildi ama kimi spor yorumcuları tarafından eleştirildi,kararınızın arkasında mısınız?

Engin İPEKOĞLU: Biz kararın sonuna kadar arkasındayız,bu olayı öyle bir hale getirdiler ki siyasi malzeme olarak kullanmaya çalıştılar,bizim kulüp ve takım olarak düşüncemiz futbol kesinlikle siyasetten uzak olmalı,hiçbir zaman sahaya çıkarken siyasi olarak bunu yapma düşüncemiz yoktu,bize tepki gösteren spor yorumcusu Ahmet Çakar’sa kulübümüze daha sonra özür faksı çekmiştir.

Burakhan: Fethiyespor’un geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Engin İPEKOĞLU: Göreve geldik,iyi de başladık inişler çıkışlar olsa da iyi de devam ettik ancak finali bir türlü getiremedik,son dört maçta mağlup olduk hedefimiz tabi ki göreve geldikten sonra takımımızın grupta kalmayı sağlayabilmesiydi.İyi bir puan bulduk ancak son maçlarda puan bulamadık iki maçımız kaldı 6 puan aldığımız taktirde diğer maçları bekleyeceğiz,bizim göreve geldiğimiz andan itibaren ilk hedefimiz inşallah ligde kalmak,sonraki senede ise play off’ları zorlamaktı,biz buraya gelirken her şeyi göze alıp düşünerek geldik bizim için,kulüp için çok iyi tecrübe oldu.Hazırlıksız yakalandık açıkçası,ikinci lig ve birinci lig arasında ciddi anlamda kalite farkı var.

Burakhan:Sorularımız bu kadar,vakit ayırıp cevap verdiğiniz için kendimiz ve okulumuz adına teşekkür eder,kariyerinizde başarılar dileriz.

Engin İPEKOĞLU:Sorular için ben teşekkür ederim,elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım umarım faydalı olmuştur.Ben de size başarılar diliyorum.

Yoruma kapalı.