Cumartesi,13,Ocak,2018
Haberler
Buradasınız: Anasayfa » 2014 Röportajlar » Ustasından Çırağına – Röportaj
Ustasından Çırağına – Röportaj

Ustasından Çırağına – Röportaj

2014 Yılı 7. Fethiye Uluslararası Kültür Sanat Günleri RÖPORTAJ YARIŞMASI

 

RÖPORTAJIN ADI: USTASINDAN ÇIRAĞINA

RÖPORTAJIN KONUSU: Muhabirlikte röportajın yeri

RÖPORTAJIN AMACI: Röportajı ustasından dinlemek

OKUL: Fethiye Mehmet Erdoğan Anadolu Lisesi

ÖĞRENCİLER: Nadide ŞAHİN, Fatma Gamzeli YILMAZ

ÖĞRETMEN: Filiz SARI

USTASINDAN ÇIRAĞI’NA

            Türkiye’nin gözde tatil yerlerinden olan” Turizm Cenneti” olarak adlandırdığımız Fethiye gün geçtikçe gelişiyor. Gün itibari ile turizm haftasındayız. Bu hafta tüm Fethiye halkı için coşkulu ve heyecanlı ilerliyor.Türlü türlü yarışmalar, konferanslar ve eğitici programlar Fethiye Kültür Merkezi’nde yerini almış durumda.

Okulumuz Fethiye Mehmet Erdoğan Anadolu Lisesi olarak her zamanki gibi muhabir koltuğuna oturduk. Yunus Nadi Röportaj Yarışması’na bu yıl farklı bir açıdan katılmak istedik. Gündemde birçok olay olmasına rağmen konu bütünlüğü olarak ele aldığımız temamız şöyle oldu “ Röportaj ustasıyla röportaj yapmak”. Ve düştük yollara. Varış noktamız Fethiye Çıraklık Eğitim Merkezi.

TRT Haber Muhabiri Mustafa Uslan kapıda karşıladı bizi. Daha “Nasılsınız” demeden başladı sorulara bizden evvel. Sıcak gülümsemesiyle öğrencilere hayran olduğundan bahsetti ayaküstü bizlere.Sanki biz değil de o röportaj yapmaya gelmişti. Odasına doğru yol alırken mesai arkadaşlarıyla olan bağı etkiledi bizi. Herkes birbirinden haberdar gibiydi. Kim, nerde, ne yapıyor; herkes biliyordu bu soruların cevabını. Sohbete başlamadan birer çay ısmarladı bize. “ Tekrardan hoş geldiniz. “ dedi.ilk sorumuzla başladık muhabbete. “ Mustafa Uslan kimdir? “ “Güzel soru. Klasik değil” hafif gülümsemelerle devam etti sorumuzu onayladıktan sonra “ Mustafa Uslan evli, iki çocuk babası bir adamdır. Eşim ev hanımı. Onun dışında Fethiyeliyim. “ “ Burada tam olarak ne iş yapıyorsunuz? “ diye sorduk. Çünkü bulunduğumuz yer bir okuldu. Haber merkezi gibi bir hali olmadığı için merak ettik.”  Çıraklık yani Meslek Eğitim Merkezi’nde öğretmenim. 4 yıldır da Fethiye TRT Yurt Muhabiriyim. Yurt Muhabiri nedir diyecek olursanız, çok sayıda muhabir çeşidi var.  Savaş muhabiri, spor muhabiri, adliye muhabiri, polis muhabiri, meclis muhabiri gibi. Muhabirler de kendi arasında branşlaşır. Yurt Muhabiri ise bütün bu branşlara bakan yani genel muhabir olarak tanımlayabileceğim bir meslek. “ Bir yudum aldı çayından ve devam etti “ Fethiyesporun maçlarına gidiyoruz. Kazaya da gidiyoruz, atıyorum adliyede mahkemeye de gidiyoruz. Yanı başımızda bir savaş olsa oraya da gideriz.Yurt Muhabiri haber seçmez kısaca. “ “ Ne sebeple branşlaşır muhabirler? Gerekçeleri ne? “ “Daha çok Ankara, İstanbul gibi ulusal bazda yayın yapan televizyonların muhabirleri kendi aralarında branşlaşmışlardır. Konuların kısıtlanması ve habere ulaşım kolaylığı için yapılır genelde. Ben de burada 4 yıldır hem Yurt Muhabiri hem de öğretmenlikle uğraşıyorum.Öğrenci seçme gibi bir lüksümüz olmadığı gibi haber de seçme gibi de bir lüksümüz yok.“ “ Burada ne öğretmenisiniz? “ “ Ben motor öğretmeni olarak görev yapıyorum.” “ Motor öğretmenliğini biraz açar mısınız? “ “Konu başlığı bakımından oto elektrik, motosiklet tamirciliği, kaporta olarak sınıflandırabiliriz. Sanayi den öğrenciler geliyorlar. Haftada bir gün gelen var, iki gün gelen var. “

“Peki, neden iki meslek? “ “ TRT son yıllarda bir yapılanmaya gitti. Anadolu’nun her köşesinde muhabir arayışına girdi. Daha çok devlet memurlarından seçiliyor. Çünkü devlet memuru olması TRT açısından güvenirlik sağlıyor. Bizde öğretmenlikten daha kolay geçiş yaptık muhabirliğe. Muhabirlik için diyebilirim ama öğrencileri ve öğretmenliği seviyorum.”  Bir an öğrenci olduğumuzu unuttuk. Muhabirlik hayallerine daldık. Zaten bir nevi muhabirdik o gün. Mustafa Uslan devam etmek istedi sözlerine. “ TRT nin güvenini kazanamamalarının nedeni – bizim takla attırmak dediğimiz- haberi abartıyorlar. Haberlerinin kanalda yayımlanması için olayları farklı yorumluyorlar diyelim. Küçük bir yangındadahi  3-5 iş yeri kül oldu gibi uydurmalar oluyor. TRT de bundan dolayı yapılanmasını sözleşmeli devlet memurlarıyla yürütüyor. Aynı zamanda da TRT saygınlığını, güvenirliğini artırmış oluyor. “ “Genelde millet olarak abartıyı seviyoruz. Öyle değil mi? “ “ Maalesef evet. Bu da herhalde bu mesleğin doğasında var olan bir şey. Hoş bir şey değil ama maalesef oluyor böyle durumlar. “ “Eğitim açısından muhabir olabilmek için neler yapılmalı? “ hafif gülümsedi ilk önce. Biz karşımızda usta oturunca ister istemez sorularımızı ve kendimizi yargılıyoruz.

“Muhabirlik Yüksek Okulları ve üniversiteleri var. Basın -Yayın, televizyon, radyo gibi. Ben buralarda okumadım. Halk arasında kullanılan bir tabir vardır. Bir mektepli bir de alaylı. Ben alaylı olanlardanım. Bu işin eğitimini görmedik ama piyasada yetiştik. “

“Muhabirliğin püf noktaları nelerdir? “ “ İstihbarat muhabirler için çok önem taşır. İstihbaratı iyi olan bir muhabir başarılı bir muhabirdir. Bu muhabir bu dalda ayakta durabilir. Muhabir ne kadar iyi kamera kullansa da, ne kadar iyi fotoğraf, an yakalasa da istihbaratı iyi olmadığı sürece bunların hiçbir önemi yoktur. “ “ Her istihbarata gidiyor musunuz? “ diye bir soru yönelttik. Çünkü her istihbarat doğru olacak diye bir şey söz konusu değil. “ Köylerden, şehirlerden arayanlar çok oluyor. Her habere gidiyor muyuz, haberi dinliyoruz. Formatımıza uygunsa, TRT’ nin ulusallığını zedelemiyorsa, haber herkesi ilgilendiriyorsa habere gidiyoruz. “ “ TRT’ nin haberleri %100 doğrudur diyebilir misiniz? “ “ Sözleşmeli ve kadrolu muhabirlerin yaptığı haberler doğrudur diyebilirim ama Türkiye’nin her köşesinde muhabirimiz olmadığı için haberler ajanslardan satın alınıyor. Türkiye’de birçok ajans var. Kulaktan kulağa oyununu andırıyor bu biraz. Değişim olabiliyor tabi. Birinci derecede sorumluluk haberi satan ajansta oluyor. “ Ortamı ısıtmak açısından kendisine özel bir soru yönelttik.” Tehlikeli haber olduğunda gitmekten çekiniyor musunuz, ya da oldu mu hiç böyle bir haber? “ “ Muhabirliğin tehlikesi vardır. Diğer mesleklere göre tehlike muhabirlikte daha fazladır. Mesela savaş muhabiri her an bir savaşın ortasında kalabilir. Diğer muhabirler için de geçerli bu, spor muhabiri de tehlikede olabilir. Taraftar kavgaları çok olur tehlike konusunda. Kaza, kavga gibi olayların içinde bulabiliyoruz kendimizi. Veya çekime izin vermeyenler oluyor “ Niye çekiyorsun kardeşim” gibisinden. Ama güzel yanları da var. Bugün dayak yersin ertesi gün oturur yemek yersin. “

Garip ve olağandışı bir soru yöneltiyoruz şimdi de kendisine. Aşırı gülüyor kendisi bu soru karşısında. “ Röportaj ustası olarak biz şu an size ne sormalıyız? “ “ Ben sizin yerinizde olsaydım istihbarat ve bilgi akışını artırmak için neler yapılabilir bunu sorabilirdim. Cevaplayayım mı sorumu? “ Ortalığı bir tufan aldı o an. Baya bir güldük. Ve kendi sordu kendi cevapladı Mustafa Uslan. “ İnsanlarla iyi diyalog kurmanız lazım. Onlara güven vermeniz lazım. Bir köyden bana haber geldiğinde yayımlanınca ben tekrar onları bilgilendiriyorum “ Arkadaşlar haberimiz yayımlandı. Bilginiz olsun “ gibisinden ki herhangi bir olay olduğunda tekrar bana ulaşsınlar. Ben muhabirliği herkese tavsiye ederim. “ “ İyi bir haber görüntüsü nasıl olmalı? “ “ En az 20 açıdan almanız gerekir.  Bir görüntüyle hiçbir şey elde edemezsiniz. Dışarıdan gelen görüntülerde sadece anlık olayları yakalarsanız yani bir uçağın düşmesi, helikopterin patlaması gibi görüntüler işinize yarayabilir. Ya da Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın merdivenden düşmesi gibi. “

“Muhabirlik’in aile açısından değerlendirilmesi nasıl oluyor? “ “ Bu mesleği yapan insanların aile düzeni olma şansı yok.  Muhabirlik demek, düzensizlik demek. Ailenizde düzen önem taşıyorsa muhabirlik ve ailenin aynı anda yürümesi imkânsız. Ben ev ortamında dijital eşyalarla haber hazırlarken anında bir haber gelir ve ben o ortamı olduğu gibi bırakırım fırlarım evden. Eşim zavallım toplar onları. Yerine koyar hepsini. Ben gelirim tekrar dağıtırım. Düzen diye bir şey yok muhabirlikte. “ “ Muhabirlik size, kişiliğinize, yaşantınıza ne kattı? “ “ İnsanları çok daha iyi tanıyorsunuz. Halkı, vatandaşı tanıyorsunuz. Olayların bir sonraki aşamasını biz önceden görebiliyoruz. Olaylar hiç tahmin etmediğimiz boyutlara ulaşabiliyor. Bunu da çok yaşadık. Bu yüzden temkinli olmak zorundayız. Genelde polis veya jandarmanın yakınında habere ulaşmayı tercih ediyoruz. Jandarmayla sürekli irtibat halinde olmanız gerekiyor. Muhabirin psikolojisi de çok önemli. Muhabir dik durmalı. “ “ Peki , röportaj yarışmalarında amaç muhabirliğe yönlendirmek olabilir mi ? “ “ Olabilir. Neden olmasın? “ “ Sizin için iyi bir röportaj nasıl olmalı ?” “ Ön hazırlık çok önemli. Ama muhabbetin nereye gittiği ile de ilgili biraz.  Sorular birbiriyle bağımlı olmalı. Konu bütünlüğü olmalı. Konu bütünlüğü sorularla ve anlatımla sağlanmalı. Empati yapmak da önemli bence. Karşıdakinin hoşlanmayacağı bir soru yöneltilmemeli.

Kişiyi önceden araştırmak büyük kazanımlar sağlayabiliyor. Tema olmalı bir röportajda. Sizin temanızın olması benim için önemliydi mesela. Yapmacık olmamak gerekiyor. Siz ne kadar yapmacık olursanız karşıdaki de o kadar olur. Ne kadar ekmek o kadar köfte hesabı. Bence sizin röportajınız iyi bir röportaj. Umarım hak ettiğiniz mevkiye ulaşırsınız. Çünkü en iyisini hak ediyorsunuz.”

Tam sözü bittiğinde ani bir telefonla Mustafa Aslan’ı kaybettik. Eşi gibi bir habere yenildik. Bir yangın haberi geldi. Dediği gibi de fırladı çıktı. Son sözleri şöyle oldu büyük ustanın “ Her kelamınız için her gülümsemeniz için ayrı ayrı teşekkür ederim. Bir daha ben geleceğim ona göre.” Diyerek röportajımızı sonlandırdı.

Mustafa Uslan yeni haber ve röportaj peşine düşe dursun, bizler yolumuza koyulalım. Yeni bir haber aldık biz de. Oraya yetişmemiz gerekiyor. Fethiye Kültür Merkezi’ne gidiyoruz. Ustanın da bahsettiği şu hak ettiğimiz ödülü almaya…

 

 

 

 

 

 

Yoruma kapalı.